Ana içeriğe atla

Messi, Türk olsaydı?

MESSİ vergi kaçakcısı
Lionel Messi has been given 21 months in prison for tax fraud.
Lionel Messi, vergi kaçırmak suçundan 21 ay hapis cezasına mahkum edildi. 

Dünyanın en büyük kulübünde futbol oynuyor kaptanlık pazubandını takıyorsunuz. FİFA ve UEFA tarafından defalarca yılın en iyi futbolcusu seçiliyorsunuz. Dünyanın en çok kazanan futbolcularından birisiniz ama vergi kaçırmak suçundan yargılanıp mahkum ediliyorsunuz.


Dünya medyası son dakika olarak; "Lionel Messi gets 21 months in jail for tax fraud" haberini flash haber olarak duyuruyor.

Bizler bu habere çok şaşırmış olsak da, hukuk devletlerinde kişinin kimliğine, mesleğine, ünvanına bakılmadan yargılanıp, mahkum edilmesi doğal bir şey.


Peki; Messi ya Türk olsaydı. Messi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olsaydı durum gerçekten böyle mi olurdu? Evet evet, "asla olmazdı" dediğinizi duyar gibiyim. Evet haklısınız, asla böyle şeyler olmazdı.

Şöyle ki;

Dünyaca ünlü bir futbolcumuz saraylarda, köşklerde davetten davete koşar, en önemli şahıslarla birlikte "dokunan yanar" pozları verilirdi.

İlk başta bizim ülkede böyle bir futbolcuyu araştıracak, yargılayacak bir mercii zor çıkardı. Çıksa dahi, "paralel" deyip görevlerinden alınırdı. İstikamet Silivri cezaevi, marş marş.

Halkın en az % 50'si büyük resmi görür bu kumpas oyununa gelmezdi. Dünyanın en büyük futbolcusunu "yedirmeyiz"derdi. Dünyaca ünlü bir futbolcu hiç vergi kaçırır mı allasen... Paraya ihtiyacımı var diye savunan medya mensupları,şeytanın aklına gelemeyecek savunma manşetleri atardı.

Spor medyası; futbolun marka değerinin düşeceğini avaz avaz bağırırdı.

Bakanlar Kurulu kararı ile hadi o olmadı, TBMM'de hemen duruma uygun yeni bir yasa çıkarılırdı.

Sözün özü; Messi Türkiye'de olsaydı, asla ceza yemez hatta yargılanamazdı bile...
Efendim sonra da, "Türkiye'de adalet yok deyince kızıyorsunuz!" ama neyse...

NOT: Lionel Messi hapse girmeyecek. 








Bu blogdaki popüler yayınlar

Çağla Şikel'in canlı yayında memesi gözüktü

Çağla Şikel'in canlı yayın kazası... Ali Şan - Çağla Şikel Show tv'de hafta içi her sabah canlı yayınlanan, " herşey dahil " programının sunucuları  Alişan ve Çağla Şikel canlı yayında dans ederken eski manken, oyuncu ve sunucu Çağla Şikel'in elbisesinin askısı düştü. Çağla Şikel sutyen  giymemesi nedeniyle zor durumda kaldı. Çağla Şikel'in elbise askısı düşmesi nedeniyle yaşadığı şok anını hemen toplardı ve yayına devam ettiler.

Teğmenlerimize

Mezuniyet töreninde; "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" diyerek kılıç çatıp and içtikleri için birilerinin talimatıyla ve siyasi bir kararla ordudan atılan kahraman Teğmenlerimiz Anıtkabir'i ziyaret etti  Ben kahraman teğmenlerimizin Mustafa Kemal'in askeri olduğuna şahitlik ederim ama onları ordudan atanların kimin askeri olduğu hakkında bir fikrim yok. Yürekleri varsa açıklarsalar biz de öğrenebiliriz. 5 teğmen, resmen "Mustafa Kemal Atatürk'ün askerleriyiz" dediği için TSK'dan ihraç edilmiş. İşte gerekçeli kararın o bölümü şöyle...  

Ahmet Şık'ın kitabının taslağı internette.. Dokunan yanar

ahmet şık Gazeteci Ahmet Şık'ın tasarı halinde iken yayın yasağı getirilen kitabı 'imamın ordusu' adlı kitabının internette "dokunan yanar" ismiyle yayınlamasının ardından savcılık inceleme başlattı. Bu vesile ile sosyal medya kullanıcılarının paylaşımlarına dikkat etmeleri gerekli.

Doğu Avrupa'nın En Büyük Dijital Pazarlama Konferansı İstanbul'da.

SEOzone’15, Dijital Dünyanın SEO Trendlerini Belirmek İçin 3. Kez Toplanıyor... Çağımızın mucize kelimesi; değişim… Etrafımızdaki her şey hızla değişiyor, bugün yeni olan, ertesi gün eski oluyor. Değişime ayak uyduramayan firmalar ise yok oluyor… Dijital dünyanın yeni trendi ise; SEO. Yani arama motoru optimizasyonu uzmanlığı. Arama motorları, site sıralamalarını belirlerken kendi yapılarına göre çeşitli algoritmalar kullanırlar. Bu algoritmalar, onlarca kriter değerlendirilerek oluşturulur ve yazılı değildir, kuralları yoktur. Özgün içerik, doğru anahtar kelime kullanma, uygun site başlığı ve site açıklaması SEO’nun temel adımlarıdır, ancak yeterli değildir. Arama motorları, bir sitenin trafiğinin arttığını, ziyaretçi sayısının düzenli artışından ve site hakkında yapılan bilgilendirme paylaşımlarından anlarlar. Ancak bunların “doğal” yollardan olması gereklidir. Aksi takdirde siteniz bloklanabilir ve arama motorlarında görülmez.

Cumhuriyetimizin 100. yılı

 Türkiye Cumhuriyeti'nin 100. yılı kutlu olsun.  "Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır."  Mustafa Kemal Atatürk 

Neden yazmıyorum

Yaklaşık 10 yıl önce başladığım blog yazarlığına uzun bir süredir ara verdiğimi okuyucularım fark etmiştir. Çeşitli vesilelerle soran dostlarım oldu.  Neden yazmıyorsun? Yazmayı, gördüklerimi, anladıklarımı, dert edindiklerimi dile getirmeyi ne çok sevdiğimi bilirsiniz.  Herkesin taraf olduğu bir ortamda ne yazabilirim, kime ne diyebilirim ki? Kutuplaşmış, ak ile karanın bu kadar net şekilde belirlendiği yerde adil bir şeyden bahsetmek kimi ilgilendir ki? Ya onlardansın ya bizdensin. Bizden değilsen sözünün ne önemi var ki? Ya da sırf bizimkilere yazmanın da pek bir önemi yok değil mi?  Evet uzun zamandır yazmıyorum. Bu gidiş devam ettiği sürece de yazmayı düşünmüyorum.  Buraya kadar mı?  Hayır...  Tabii ki de buraya kadar değil, karanlık yerini güneşe bıraktığında yine yazmaya devam edeceğiz.  Hele bir sis kalsın, memleketin üzerine yine aydınlık GÜNEŞ doğsun... Yine görüşeceğiz.  Şimdilik sağlıcakla kalın.   Cevdet Aykan Demir

Başbakan; blog yazarına dava açtı

Barış Ünver kimdir? 22 yaşında bir üniversite öğrencisi ve kendi inandıklarını, yaşadıklarını yazan genç bir blog yazarı. Kendisi ile ilgili detaylı bilgiyi zaten blogunda bulabilirsiniz.  Gelelim asıl mevzuya; İçerigi  yayından kaldırıldıgı için yayınlıyamıyorum. Fakat konusu; Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın meydanlarda söylediği “CHP, MHP, BDP ruh üçüzü oldu” sözlerine atıfta bulunan Ünver, Abdullah Öcalan’ın devlet ile olan temasının da değerlendirildiği yazıda Erdoğan ile aynı kelimeler kullanılarak, “Erdoğan da Öcalan ile ruh ikizi oldu” dedi.