Ana içeriğe atla

Koalisyon görüşmeleri başlıyor; Seçim değil koalisyon zamanı

"Memleketin hali kimsenin umrunda değil. Millet geçim, onlar seçim derdinde."

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan koalisyon hükümetini kurma görevini, nihayet alan AKP Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, bugün diğer partilerle görüşmeye başlıyor. Sırasıyla; CHP, MHP ve HDP ile usülen ilk tur görüşmelerini yapacak. Nabız yoklaması şeklinde olacağı tahmin edilen görüşmelerden, bu zamana kadar yapılan beyanatlardan farklı bir açıklama olacağını sanmıyorum.


45 gün içinde yeni hükümetin kurulması gerekiyor. O öyle dedi, bu böyle dedi, bayram tatili, oldu bitti derken su gibi geçecek 45 gün. Sanırım daha başlamadan bir kaç günü gitti bile.

Meclis koltuk aritmetiği ve parti sözcülerinin açıklamalarına bakarak; ortaya şöyle kesin bir koalisyon çıkacak demek, sayısal loto'yu tutturmaktan daha zor gözüküyor. 


Şöyle ki; 

İktidarı kaybettiğinin hala farkında olmayan, yüzde 10 olmadan 41 almanın anlamı olmadığını unutup, burnumdan kıl aldırmam diyen AKP,

İki arada bir derede kalmış, çok istemesine rağmen Akp dışında ihtimali kalmayan CHP,

Akp'siz bir seçeneği daha ilk günden yok eden, muhalefette kalmayı hedef seçen MHP,

Kimsenin yanaşmadığı, öcü gibi bakıp, yok sayılan ama onsuz da yapılamayan HDP...

Diyorlar ki;

13 yıl tek başına iktidar olan Akp, yine iktidarda kalmak istiyor ama hiç bir taviz vermeden devam edelim diyor. Chp bu akla pek yanaşacağa benzemiyor. Tavan - taban karmakarışık. Her şeyi unutmak öyle kolay olmuyor.

Akp tabanı Mhp'yi istiyor, Mhp tavanı Bilal'i...Yani imkansızı...

Diyorlar da diyorlar.

İşin aslı; hiç kimse birbirini sevmiyor ve istemiyor. Zoraki mantık evliliği yapılsın isteniyor. 

...

Şimdiden "beceriksizler", "bunlardan bir cacık olmaz" denmeye başladı bile. Kafalar çoktan erken seçim anket ve senaryolarına çevrildi. İnce ince hesaplar yapılıyor, hangi oyların lehlerine çevrilebileceğini araştırıyorlar.

Memleketin hali kimsenin umrunda değil. Millet geçim, onlar seçim derdinde. Korkarım ki; bir altı ay daha heba edilecek.

7 Haziran sonuçlarını okumayı beceremeyip, hala eskimiş kafalarla çözümsüzlüğe sebep olanlar, hangi yüzle milletin karşısına çıkacaklar çok merak ediyorum. Eyleme dönüşmeyen söz ve vaadlerin hesabının, er ya da geç sandıkta sorulacağını biliyorlardır mutlaka.

Bir kaç güne her şey netleşir. Bayram tatiline memleketlerine gidecek vekillerin, yeni sözlerini hep birlikte seyredeceğiz. Bazı şeyler daha da netleşecektir. Bekleyelim, görelim. Daha çok yazacağız nasılsa.

Umutsuz olsakta, biz yine de hatırlatalım. "Seçim değil koalisyon zamanı..."

Unutmayın ! Masadan kaçan kaybeder..


Cevdet Aykan Demir

Bu blogdaki popüler yayınlar

Çağla Şikel'in canlı yayında memesi gözüktü

Çağla Şikel'in canlı yayın kazası... Ali Şan - Çağla Şikel Show tv'de hafta içi her sabah canlı yayınlanan, " herşey dahil " programının sunucuları  Alişan ve Çağla Şikel canlı yayında dans ederken eski manken, oyuncu ve sunucu Çağla Şikel'in elbisesinin askısı düştü. Çağla Şikel sutyen  giymemesi nedeniyle zor durumda kaldı. Çağla Şikel'in elbise askısı düşmesi nedeniyle yaşadığı şok anını hemen toplardı ve yayına devam ettiler.

Teğmenlerimize

Mezuniyet töreninde; "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" diyerek kılıç çatıp and içtikleri için birilerinin talimatıyla ve siyasi bir kararla ordudan atılan kahraman Teğmenlerimiz Anıtkabir'i ziyaret etti  Ben kahraman teğmenlerimizin Mustafa Kemal'in askeri olduğuna şahitlik ederim ama onları ordudan atanların kimin askeri olduğu hakkında bir fikrim yok. Yürekleri varsa açıklarsalar biz de öğrenebiliriz. 5 teğmen, resmen "Mustafa Kemal Atatürk'ün askerleriyiz" dediği için TSK'dan ihraç edilmiş. İşte gerekçeli kararın o bölümü şöyle...  

Ahmet Şık'ın kitabının taslağı internette.. Dokunan yanar

ahmet şık Gazeteci Ahmet Şık'ın tasarı halinde iken yayın yasağı getirilen kitabı 'imamın ordusu' adlı kitabının internette "dokunan yanar" ismiyle yayınlamasının ardından savcılık inceleme başlattı. Bu vesile ile sosyal medya kullanıcılarının paylaşımlarına dikkat etmeleri gerekli.

Doğu Avrupa'nın En Büyük Dijital Pazarlama Konferansı İstanbul'da.

SEOzone’15, Dijital Dünyanın SEO Trendlerini Belirmek İçin 3. Kez Toplanıyor... Çağımızın mucize kelimesi; değişim… Etrafımızdaki her şey hızla değişiyor, bugün yeni olan, ertesi gün eski oluyor. Değişime ayak uyduramayan firmalar ise yok oluyor… Dijital dünyanın yeni trendi ise; SEO. Yani arama motoru optimizasyonu uzmanlığı. Arama motorları, site sıralamalarını belirlerken kendi yapılarına göre çeşitli algoritmalar kullanırlar. Bu algoritmalar, onlarca kriter değerlendirilerek oluşturulur ve yazılı değildir, kuralları yoktur. Özgün içerik, doğru anahtar kelime kullanma, uygun site başlığı ve site açıklaması SEO’nun temel adımlarıdır, ancak yeterli değildir. Arama motorları, bir sitenin trafiğinin arttığını, ziyaretçi sayısının düzenli artışından ve site hakkında yapılan bilgilendirme paylaşımlarından anlarlar. Ancak bunların “doğal” yollardan olması gereklidir. Aksi takdirde siteniz bloklanabilir ve arama motorlarında görülmez.

Cumhuriyetimizin 100. yılı

 Türkiye Cumhuriyeti'nin 100. yılı kutlu olsun.  "Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır."  Mustafa Kemal Atatürk 

Neden yazmıyorum

Yaklaşık 10 yıl önce başladığım blog yazarlığına uzun bir süredir ara verdiğimi okuyucularım fark etmiştir. Çeşitli vesilelerle soran dostlarım oldu.  Neden yazmıyorsun? Yazmayı, gördüklerimi, anladıklarımı, dert edindiklerimi dile getirmeyi ne çok sevdiğimi bilirsiniz.  Herkesin taraf olduğu bir ortamda ne yazabilirim, kime ne diyebilirim ki? Kutuplaşmış, ak ile karanın bu kadar net şekilde belirlendiği yerde adil bir şeyden bahsetmek kimi ilgilendir ki? Ya onlardansın ya bizdensin. Bizden değilsen sözünün ne önemi var ki? Ya da sırf bizimkilere yazmanın da pek bir önemi yok değil mi?  Evet uzun zamandır yazmıyorum. Bu gidiş devam ettiği sürece de yazmayı düşünmüyorum.  Buraya kadar mı?  Hayır...  Tabii ki de buraya kadar değil, karanlık yerini güneşe bıraktığında yine yazmaya devam edeceğiz.  Hele bir sis kalsın, memleketin üzerine yine aydınlık GÜNEŞ doğsun... Yine görüşeceğiz.  Şimdilik sağlıcakla kalın.   Cevdet Aykan Demir

Başbakan; blog yazarına dava açtı

Barış Ünver kimdir? 22 yaşında bir üniversite öğrencisi ve kendi inandıklarını, yaşadıklarını yazan genç bir blog yazarı. Kendisi ile ilgili detaylı bilgiyi zaten blogunda bulabilirsiniz.  Gelelim asıl mevzuya; İçerigi  yayından kaldırıldıgı için yayınlıyamıyorum. Fakat konusu; Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın meydanlarda söylediği “CHP, MHP, BDP ruh üçüzü oldu” sözlerine atıfta bulunan Ünver, Abdullah Öcalan’ın devlet ile olan temasının da değerlendirildiği yazıda Erdoğan ile aynı kelimeler kullanılarak, “Erdoğan da Öcalan ile ruh ikizi oldu” dedi.