Ana içeriğe atla

Bu bordo mavi bileklikli, sıkılı yumruğu hiç unutmayın olur mu?

trabzonsporlu koray suruç
koray çapoğlu

Bu bordo mavi bileklikli, sıkılı yumruğu hiç unutmayın olur mu?

20 Temmuz 2015 Türkiye tarihine kara bir gün olarak yazıldı. Suruç'ta, bir katilin veya katillerin 32 cana kıydığı kapkara bir gün. Hayatını kaybeden 32 can, 100'e yakın yaralı ve milyonlarca yüreği yanan bizim insanımız. 

Patlama haberinin yayılmasıyla, ekranlarımıza düşen fotoğraflar ve videolar. Vahşetin korkunçluğu her yeni fotoğrafta daha fazla artıyordu. 

Herkes ne olduğunu anlamaya çalışırken, Radikal bir kare paylaştı. İçinde Suruç'a gidenlerin yer aldığı bir fotoğraf karesi. Elinde dev bir Trabzonspor bayrağı olan bir adam. Sosyal medyada; kimdir, olay yerinde midir, tanıyan, ulaşabilen var mı diye araştırmaya başladım. Herkesin az çok birbirini tanıdığı bir camianın, dev bir ailenin, bir ferdi vardı o fotoğraf karesinde.

Daha kimlikler belli olmadan, yerde cansız yatanlardan birisinin  kimliği hemen belli oldu.  Başka bir belgeye gerek yoktu. Flama altından taşmış bir kol ve o koldaki bordo mavi bileklik.

Her yere üzerinde Trabzonspor formasıyla giden, her yerde Trabzonspor bayrağını dalgalandıran bir adam. Trabzon Oflu Koray Çapoğlu... Tanımıyordum ama ailemin bir ferdini kaybetmiş gibiydim. Ne yazılabilir, ne söylenebilir ki?

Sosyal medyada şöyle bir tweet düştü önüme; bir cümle, sadece bir cümle... "Bu bordo mavi bileklikli, sıkılı yumruğu hiç unutmayın olur mu?"

Şuan, saat gece 03.15

Öylece boş boş bakıyorum ve hiç bir şey yazamıyorum... Fotoğraflar geliyor gözümün önüne teker teker.

Selam söyle Koray renktaşım... Kazım Koyuncu'ya, Vahap Güven'e... ve tüm bizum uşaklara...

Ve memleketin her yerinden Suruç'a giden, orada hayatının baharında katledilen gençlerimize;
Hanginizi bir diğerinizden ayırabilirim ki. Üzgünüm, kızgınım, ne diyeceğimi bilmiyorum. Unutulmayacaksınız..

XXX

Suruç, patlama, futbol, Trabzonspor... Ne alaka, orda Trabzonspor bayrağının ne işi var diyenlere... Futbol sadece futbol değildir ve de Trabzonspor sadece bir futbol takımı hiç değildir. Ne de tek bir ideolojiye sığdırılacak kadar küçük bir oyun aracı. Trabzonspor, içinde insanın olduğu her yerin adıdır.

Okay Karacan, ligtv'deki belgeselde şöyle anlatıyordu; "Futbolu futbol olduğu için değil temsil ettiği değerler için sevmiş bir adam, futbolu felsefesi için, üzerinde düşünmek için, içinde insan var diye. Ve işte bu yüzden futbola Trabzonspor üzerinden tutulmuş bir adam. Futbol onun için ofsaytlardan, gollerden, tartışmalı posizyonlardan ibaret değildi, düşünen adamdı, futbolu da düşüncesiyle, felsefesiyle sevdi. Adı; Hopalı, Trabzonsporlu Kazım Koyuncu."

Kazım da; "Trabzonspor'un bendeki ifadesi, güçlülere karşı güçsüzlerin var olduğunu ve onların da bir şeyler yapabileceğini göstermesidir. İşte bu yüzden Trabzonspor sadece bir yöre takımı değildir." diye anlatmıştı Trabzonspor'unu.

Koray Çapoğlu ve ardından geriye kalan kareler....



















Bu blogdaki popüler yayınlar

Çağla Şikel'in canlı yayında memesi gözüktü

Çağla Şikel'in canlı yayın kazası... Ali Şan - Çağla Şikel Show tv'de hafta içi her sabah canlı yayınlanan, " herşey dahil " programının sunucuları  Alişan ve Çağla Şikel canlı yayında dans ederken eski manken, oyuncu ve sunucu Çağla Şikel'in elbisesinin askısı düştü. Çağla Şikel sutyen  giymemesi nedeniyle zor durumda kaldı. Çağla Şikel'in elbise askısı düşmesi nedeniyle yaşadığı şok anını hemen toplardı ve yayına devam ettiler.

Teğmenlerimize

Mezuniyet töreninde; "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" diyerek kılıç çatıp and içtikleri için birilerinin talimatıyla ve siyasi bir kararla ordudan atılan kahraman Teğmenlerimiz Anıtkabir'i ziyaret etti  Ben kahraman teğmenlerimizin Mustafa Kemal'in askeri olduğuna şahitlik ederim ama onları ordudan atanların kimin askeri olduğu hakkında bir fikrim yok. Yürekleri varsa açıklarsalar biz de öğrenebiliriz. 5 teğmen, resmen "Mustafa Kemal Atatürk'ün askerleriyiz" dediği için TSK'dan ihraç edilmiş. İşte gerekçeli kararın o bölümü şöyle...  

Ahmet Şık'ın kitabının taslağı internette.. Dokunan yanar

ahmet şık Gazeteci Ahmet Şık'ın tasarı halinde iken yayın yasağı getirilen kitabı 'imamın ordusu' adlı kitabının internette "dokunan yanar" ismiyle yayınlamasının ardından savcılık inceleme başlattı. Bu vesile ile sosyal medya kullanıcılarının paylaşımlarına dikkat etmeleri gerekli.

Doğu Avrupa'nın En Büyük Dijital Pazarlama Konferansı İstanbul'da.

SEOzone’15, Dijital Dünyanın SEO Trendlerini Belirmek İçin 3. Kez Toplanıyor... Çağımızın mucize kelimesi; değişim… Etrafımızdaki her şey hızla değişiyor, bugün yeni olan, ertesi gün eski oluyor. Değişime ayak uyduramayan firmalar ise yok oluyor… Dijital dünyanın yeni trendi ise; SEO. Yani arama motoru optimizasyonu uzmanlığı. Arama motorları, site sıralamalarını belirlerken kendi yapılarına göre çeşitli algoritmalar kullanırlar. Bu algoritmalar, onlarca kriter değerlendirilerek oluşturulur ve yazılı değildir, kuralları yoktur. Özgün içerik, doğru anahtar kelime kullanma, uygun site başlığı ve site açıklaması SEO’nun temel adımlarıdır, ancak yeterli değildir. Arama motorları, bir sitenin trafiğinin arttığını, ziyaretçi sayısının düzenli artışından ve site hakkında yapılan bilgilendirme paylaşımlarından anlarlar. Ancak bunların “doğal” yollardan olması gereklidir. Aksi takdirde siteniz bloklanabilir ve arama motorlarında görülmez.

Cumhuriyetimizin 100. yılı

 Türkiye Cumhuriyeti'nin 100. yılı kutlu olsun.  "Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır."  Mustafa Kemal Atatürk 

Neden yazmıyorum

Yaklaşık 10 yıl önce başladığım blog yazarlığına uzun bir süredir ara verdiğimi okuyucularım fark etmiştir. Çeşitli vesilelerle soran dostlarım oldu.  Neden yazmıyorsun? Yazmayı, gördüklerimi, anladıklarımı, dert edindiklerimi dile getirmeyi ne çok sevdiğimi bilirsiniz.  Herkesin taraf olduğu bir ortamda ne yazabilirim, kime ne diyebilirim ki? Kutuplaşmış, ak ile karanın bu kadar net şekilde belirlendiği yerde adil bir şeyden bahsetmek kimi ilgilendir ki? Ya onlardansın ya bizdensin. Bizden değilsen sözünün ne önemi var ki? Ya da sırf bizimkilere yazmanın da pek bir önemi yok değil mi?  Evet uzun zamandır yazmıyorum. Bu gidiş devam ettiği sürece de yazmayı düşünmüyorum.  Buraya kadar mı?  Hayır...  Tabii ki de buraya kadar değil, karanlık yerini güneşe bıraktığında yine yazmaya devam edeceğiz.  Hele bir sis kalsın, memleketin üzerine yine aydınlık GÜNEŞ doğsun... Yine görüşeceğiz.  Şimdilik sağlıcakla kalın.   Cevdet Aykan Demir

Başbakan; blog yazarına dava açtı

Barış Ünver kimdir? 22 yaşında bir üniversite öğrencisi ve kendi inandıklarını, yaşadıklarını yazan genç bir blog yazarı. Kendisi ile ilgili detaylı bilgiyi zaten blogunda bulabilirsiniz.  Gelelim asıl mevzuya; İçerigi  yayından kaldırıldıgı için yayınlıyamıyorum. Fakat konusu; Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın meydanlarda söylediği “CHP, MHP, BDP ruh üçüzü oldu” sözlerine atıfta bulunan Ünver, Abdullah Öcalan’ın devlet ile olan temasının da değerlendirildiği yazıda Erdoğan ile aynı kelimeler kullanılarak, “Erdoğan da Öcalan ile ruh ikizi oldu” dedi.