Ana içeriğe atla

Aziz Yıldırım sadece şike mi yaptı? .. Fenerbahçeli blogger yazdı..

Trabzonsporlu Mustafa Çelik
Kimi zaman o film oynar gözlerimin önünde.
Soğuk, mevsim normallerinin çok altında soğuk bir nisan akşamı; her maç günü tıklım tıklım olan karakol yemekhanesinde bir tek ben varım. Bir diğer asker de kulübede nöbet bekliyor.
Zaman zaman gizlice ona çay götürme dışında hiç dışarı çıkmıyorum.
O gün, bir Fenerbahçeli olarak hayatımda izlediğim en heyecanlı maçlardan birisinin Trabzonspor'a ait olacağı aklıma gelmiyor;
Fakat o müsabaka, yani Eskişehirspor'la oynadıkları o maç, hiç unutmayacağım bir filme dönüşüyor benim gözümde.


Çünkü berabere kalıyor o maçta Trabzon ve Eskişehir.
Ve bu beraberlik, Fenerbahçe'nin averajla liderlik koltuğuna oturmasını sağlıyor. O maçın sonucu da, şampiyonluk kupasını Fenerbahçe'ye aldırıyor.
Ve benim filmim de, maçın bitiş düdüğüyle beraber başlıyor.



Anlatayım.
Hakem bitiş düdüğünü çalar çalmaz oturduğum koltukta donup kalıyorum.
Kontrol edemiyorum sevinç ve heyecanımı, 
hemen sonra; hızla yemekhaneden çıkıp yatakhaneye koşuyorum; dikkatle, uykumun kaçtığı gecelerde izlediğim ay'ı seyretmeye başlıyorum.
Birilerine bir şey anlatmam gerek, "Kazandık" diye bağırmam gerek, dağıtmam gerek belki bir yerleri; yatakhaneden çıkıp yeniden yemekhaneye koşuyorum. Bitmiyor heyecanım; yeniden yatakhanenin yolunu tutup, dolabımın gizli yerindeki cep telefonumu çıkartıp açıyorum, karşıma çıkan ilk Fenerbahçeli ile gözyaşları içerisinde konuşuyorum:
"Şampiyonuz."
Tam 15 yıl sonra, yeniden bir Trabzonspor maçının ardından ağlıyorum; bu defa Fenerbahçe değil, Eskişehirspor oynuyor onlarla.
***
22 Nisan;
Benim filmimin başladığı zaman, bir film bitiyor tam da o gece.
Mustafa Çelik.
Trabzonlu Mustafa Çelik, Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü görevini yürüttüğü İznik'te maçı izliyor.
Maç biter bitmez kalbi sıkışıyor; fakat eve kadar gitmeyi başarıyor. Zili çalar çalmaz kapıyı açan eşine,"15 yıl sonra bu kadar yaklaştık ama yine şampiyon olamayacağız" diyor. Daha sonra kalp krizi geçirip yere düşüyor.
61 yaşındaki Mustafa Çelik, benim tek başıma koca karakolu ayağa kaldırdığım zamanda, son nefesini veriyor.
Ve eşinin gözünde, bir daha hiç ama hiç unutmayacağı bir film çekiliyor.
***
Dün Yargıtay, iddialar arasında "Trabzonspor-Eskişehir" maçının da olduğu Aziz Yıldırım'ın kararını onadığında, aklıma "o gün" geldi;
Ve içim, o günün karanlığına gidip, bu defa sevinçten değil, acıdan koşuşturan bir askerin yemekhanesi oldu. 
Düşündüm.
O maç -mahkemeye göre- Aziz Yıldırım'ın yaptığı şike nedeniyle berabere bitmemiş olsaydı, Mustafa Çelik de evine geldiğinde karısına sarılıp, "Bu defa şampiyon olacağız" diyecekti. Kapıdan içeri girip horon tepecekti belki de.  
Fakat tabutu çıktı o evden.
***
Diyeceğim;
Futbol nasıl "sadece futbol" değilse, şike de "sadece şike" değildir; sonuç, bir şampiyonluk kupasından çok daha ötedir.
Belki de Aziz Yıldırım'ın "sadece şike"den yargılanması, bir parça eksik bir yargılamadır.
***
Bir Fenerbahçeli olarak, sevinçlerimin en büyüğünü sarı ve lacivert forma ile yaşamış biri olarak, Mustafa Çelik ve Mustafa Çelikler'e, "Işıklar içinde yatsınlar" diyorum.
Ve tüm sevinçlerimi geri alıyorum.  

NOT... Bu yazı Fenerbahçeli bir yazar Mevlut Soysal tarafından Radikal gazetesi blog sayfasında yayınlanmıştır. Arşivlemek için aynen buraya eklenmiştir. 

Bu blogdaki popüler yayınlar

Çağla Şikel'in canlı yayında memesi gözüktü

Çağla Şikel'in canlı yayın kazası... Ali Şan - Çağla Şikel Show tv'de hafta içi her sabah canlı yayınlanan, " herşey dahil " programının sunucuları  Alişan ve Çağla Şikel canlı yayında dans ederken eski manken, oyuncu ve sunucu Çağla Şikel'in elbisesinin askısı düştü. Çağla Şikel sutyen  giymemesi nedeniyle zor durumda kaldı. Çağla Şikel'in elbise askısı düşmesi nedeniyle yaşadığı şok anını hemen toplardı ve yayına devam ettiler.

Teğmenlerimize

Mezuniyet töreninde; "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" diyerek kılıç çatıp and içtikleri için birilerinin talimatıyla ve siyasi bir kararla ordudan atılan kahraman Teğmenlerimiz Anıtkabir'i ziyaret etti  Ben kahraman teğmenlerimizin Mustafa Kemal'in askeri olduğuna şahitlik ederim ama onları ordudan atanların kimin askeri olduğu hakkında bir fikrim yok. Yürekleri varsa açıklarsalar biz de öğrenebiliriz. 5 teğmen, resmen "Mustafa Kemal Atatürk'ün askerleriyiz" dediği için TSK'dan ihraç edilmiş. İşte gerekçeli kararın o bölümü şöyle...  

Ahmet Şık'ın kitabının taslağı internette.. Dokunan yanar

ahmet şık Gazeteci Ahmet Şık'ın tasarı halinde iken yayın yasağı getirilen kitabı 'imamın ordusu' adlı kitabının internette "dokunan yanar" ismiyle yayınlamasının ardından savcılık inceleme başlattı. Bu vesile ile sosyal medya kullanıcılarının paylaşımlarına dikkat etmeleri gerekli.

Doğu Avrupa'nın En Büyük Dijital Pazarlama Konferansı İstanbul'da.

SEOzone’15, Dijital Dünyanın SEO Trendlerini Belirmek İçin 3. Kez Toplanıyor... Çağımızın mucize kelimesi; değişim… Etrafımızdaki her şey hızla değişiyor, bugün yeni olan, ertesi gün eski oluyor. Değişime ayak uyduramayan firmalar ise yok oluyor… Dijital dünyanın yeni trendi ise; SEO. Yani arama motoru optimizasyonu uzmanlığı. Arama motorları, site sıralamalarını belirlerken kendi yapılarına göre çeşitli algoritmalar kullanırlar. Bu algoritmalar, onlarca kriter değerlendirilerek oluşturulur ve yazılı değildir, kuralları yoktur. Özgün içerik, doğru anahtar kelime kullanma, uygun site başlığı ve site açıklaması SEO’nun temel adımlarıdır, ancak yeterli değildir. Arama motorları, bir sitenin trafiğinin arttığını, ziyaretçi sayısının düzenli artışından ve site hakkında yapılan bilgilendirme paylaşımlarından anlarlar. Ancak bunların “doğal” yollardan olması gereklidir. Aksi takdirde siteniz bloklanabilir ve arama motorlarında görülmez.

Cumhuriyetimizin 100. yılı

 Türkiye Cumhuriyeti'nin 100. yılı kutlu olsun.  "Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır."  Mustafa Kemal Atatürk 

Neden yazmıyorum

Yaklaşık 10 yıl önce başladığım blog yazarlığına uzun bir süredir ara verdiğimi okuyucularım fark etmiştir. Çeşitli vesilelerle soran dostlarım oldu.  Neden yazmıyorsun? Yazmayı, gördüklerimi, anladıklarımı, dert edindiklerimi dile getirmeyi ne çok sevdiğimi bilirsiniz.  Herkesin taraf olduğu bir ortamda ne yazabilirim, kime ne diyebilirim ki? Kutuplaşmış, ak ile karanın bu kadar net şekilde belirlendiği yerde adil bir şeyden bahsetmek kimi ilgilendir ki? Ya onlardansın ya bizdensin. Bizden değilsen sözünün ne önemi var ki? Ya da sırf bizimkilere yazmanın da pek bir önemi yok değil mi?  Evet uzun zamandır yazmıyorum. Bu gidiş devam ettiği sürece de yazmayı düşünmüyorum.  Buraya kadar mı?  Hayır...  Tabii ki de buraya kadar değil, karanlık yerini güneşe bıraktığında yine yazmaya devam edeceğiz.  Hele bir sis kalsın, memleketin üzerine yine aydınlık GÜNEŞ doğsun... Yine görüşeceğiz.  Şimdilik sağlıcakla kalın.   Cevdet Aykan Demir

Başbakan; blog yazarına dava açtı

Barış Ünver kimdir? 22 yaşında bir üniversite öğrencisi ve kendi inandıklarını, yaşadıklarını yazan genç bir blog yazarı. Kendisi ile ilgili detaylı bilgiyi zaten blogunda bulabilirsiniz.  Gelelim asıl mevzuya; İçerigi  yayından kaldırıldıgı için yayınlıyamıyorum. Fakat konusu; Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın meydanlarda söylediği “CHP, MHP, BDP ruh üçüzü oldu” sözlerine atıfta bulunan Ünver, Abdullah Öcalan’ın devlet ile olan temasının da değerlendirildiği yazıda Erdoğan ile aynı kelimeler kullanılarak, “Erdoğan da Öcalan ile ruh ikizi oldu” dedi.