Ana içeriğe atla

Öteki'leştirmeyin!

Temiz futbol istiyoruz.
Bizi bilen bilir, bilmeyen de bu satten sonra öğrensin.  On yedi aydır aynı aynı türküyü söylüyoruz Adaletine yandığımın memleketinde. Ülkemde  herkes gibi bizim de derdimiz tabi ki adalet. Onu da yıkıp tarumar ediyorsunuz efendiler!

33 haftadır meydanlarda bir grup insan "Bırakın adalet yerini bulsun isterse kıyamet kopsun." diye sessizce feryat ediyor... Görmüyor musunuz?







Sizden umudunu kesen milyonlar her gün sizin deyiminizle vatan hainliği yapıp elin gavurundan medet umarak mektup, fax, e-mail yolluyor... Farkında mısınız?

Bundan sonra hiç bir siyasi parti kapımıza gelmesin diyen milyonlar her gün sosyal paylaşım sitelerinde isyan ediyor... Anlayabiliyor musunuz?

Görmeyen, farkına varamayan, anlayamayanlar için bir kez daha yazalım...

Çıkardığınız 6222'yi halk diliyle şike yasasını daha mürekkebi kurumadan güçlünün canı yanmaması için  degiştirdiniz. Uzun süre hapiste yatmasın diye yeniden düzenleyip bir gecede milletin meclisinde onayladınız. Üstelik halktan gelen yoğun tepkiyle veto eden Cumhurbaşkanı'na rağmen.  Yetmedi  ceza alanların cezasını ötelediniz. Tüm bunlara rağmen cezalandırılanların mensubu oldukları camialar ceza almasın diye şeytanın bile aklına gelmeyecek bir taktikle kişiler ve kurumları ayırdınız. Adli hukuk başka spor hukuku başka diyerek spor hukukunun içine ettiniz. Sözde sıfır tölarans diyenleri susturdunuz. Futbolu yönetenleri istifa ettirdiniz. Daha önce konuda fikir beyan eden sözde spor hukuku adamlarını göreve getirip her şeyi aklayıp pakladınız. Pakladığınızı sandınız.

Velhasıl, güçlünün hukukundan hukukun üstünlüğüne geçtiğimizi sanarken bizi yanılttınız. Basit bir oyun olan futbolu adil yönetemediniz. Şimdi suçlanan da suçlayan da haklı/haksız oldu.

Ortada bir adli vaka ve bunun sonucunda bi'şeylerin olması lazım değil mi?  Ancak siz hiç bir şey olmamış gibi devam etmek istiyorsunuz.  O iş nasıl olacak beyim ?

Bizler her şeyi görüyor, hissediyor ve anlıyoruz. Ve ne acıdır ki memleketimizde her gün biraz daha öteki'leşiyoruz. Bu sabah bir arkadaşımın twitter'da yazdığı gibi umarım bir gün Karadeniz'de de bir açılım yapmak zorunda kalmazsınız.

Son sözüm, biz yine bir grup insan İstanbul Taksim'de, Bursa Kent meydanın'da, Trabzon meydan'da, Ankara Kızılay'da yine aynı türküyü sessizce, karınca misali  söylemeye devam edeceğiz... "Bırakın adalet yerini bulsun isterse kıyamet kopsun."

Siz yine görmeyin emi!
















Bu blogdaki popüler yayınlar

Çağla Şikel'in canlı yayında memesi gözüktü

Çağla Şikel'in canlı yayın kazası... Ali Şan - Çağla Şikel Show tv'de hafta içi her sabah canlı yayınlanan, " herşey dahil " programının sunucuları  Alişan ve Çağla Şikel canlı yayında dans ederken eski manken, oyuncu ve sunucu Çağla Şikel'in elbisesinin askısı düştü. Çağla Şikel sutyen  giymemesi nedeniyle zor durumda kaldı. Çağla Şikel'in elbise askısı düşmesi nedeniyle yaşadığı şok anını hemen toplardı ve yayına devam ettiler.

Teğmenlerimize

Mezuniyet töreninde; "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" diyerek kılıç çatıp and içtikleri için birilerinin talimatıyla ve siyasi bir kararla ordudan atılan kahraman Teğmenlerimiz Anıtkabir'i ziyaret etti  Ben kahraman teğmenlerimizin Mustafa Kemal'in askeri olduğuna şahitlik ederim ama onları ordudan atanların kimin askeri olduğu hakkında bir fikrim yok. Yürekleri varsa açıklarsalar biz de öğrenebiliriz. 5 teğmen, resmen "Mustafa Kemal Atatürk'ün askerleriyiz" dediği için TSK'dan ihraç edilmiş. İşte gerekçeli kararın o bölümü şöyle...  

Ahmet Şık'ın kitabının taslağı internette.. Dokunan yanar

ahmet şık Gazeteci Ahmet Şık'ın tasarı halinde iken yayın yasağı getirilen kitabı 'imamın ordusu' adlı kitabının internette "dokunan yanar" ismiyle yayınlamasının ardından savcılık inceleme başlattı. Bu vesile ile sosyal medya kullanıcılarının paylaşımlarına dikkat etmeleri gerekli.

Doğu Avrupa'nın En Büyük Dijital Pazarlama Konferansı İstanbul'da.

SEOzone’15, Dijital Dünyanın SEO Trendlerini Belirmek İçin 3. Kez Toplanıyor... Çağımızın mucize kelimesi; değişim… Etrafımızdaki her şey hızla değişiyor, bugün yeni olan, ertesi gün eski oluyor. Değişime ayak uyduramayan firmalar ise yok oluyor… Dijital dünyanın yeni trendi ise; SEO. Yani arama motoru optimizasyonu uzmanlığı. Arama motorları, site sıralamalarını belirlerken kendi yapılarına göre çeşitli algoritmalar kullanırlar. Bu algoritmalar, onlarca kriter değerlendirilerek oluşturulur ve yazılı değildir, kuralları yoktur. Özgün içerik, doğru anahtar kelime kullanma, uygun site başlığı ve site açıklaması SEO’nun temel adımlarıdır, ancak yeterli değildir. Arama motorları, bir sitenin trafiğinin arttığını, ziyaretçi sayısının düzenli artışından ve site hakkında yapılan bilgilendirme paylaşımlarından anlarlar. Ancak bunların “doğal” yollardan olması gereklidir. Aksi takdirde siteniz bloklanabilir ve arama motorlarında görülmez.

Cumhuriyetimizin 100. yılı

 Türkiye Cumhuriyeti'nin 100. yılı kutlu olsun.  "Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır."  Mustafa Kemal Atatürk 

Neden yazmıyorum

Yaklaşık 10 yıl önce başladığım blog yazarlığına uzun bir süredir ara verdiğimi okuyucularım fark etmiştir. Çeşitli vesilelerle soran dostlarım oldu.  Neden yazmıyorsun? Yazmayı, gördüklerimi, anladıklarımı, dert edindiklerimi dile getirmeyi ne çok sevdiğimi bilirsiniz.  Herkesin taraf olduğu bir ortamda ne yazabilirim, kime ne diyebilirim ki? Kutuplaşmış, ak ile karanın bu kadar net şekilde belirlendiği yerde adil bir şeyden bahsetmek kimi ilgilendir ki? Ya onlardansın ya bizdensin. Bizden değilsen sözünün ne önemi var ki? Ya da sırf bizimkilere yazmanın da pek bir önemi yok değil mi?  Evet uzun zamandır yazmıyorum. Bu gidiş devam ettiği sürece de yazmayı düşünmüyorum.  Buraya kadar mı?  Hayır...  Tabii ki de buraya kadar değil, karanlık yerini güneşe bıraktığında yine yazmaya devam edeceğiz.  Hele bir sis kalsın, memleketin üzerine yine aydınlık GÜNEŞ doğsun... Yine görüşeceğiz.  Şimdilik sağlıcakla kalın.   Cevdet Aykan Demir

Başbakan; blog yazarına dava açtı

Barış Ünver kimdir? 22 yaşında bir üniversite öğrencisi ve kendi inandıklarını, yaşadıklarını yazan genç bir blog yazarı. Kendisi ile ilgili detaylı bilgiyi zaten blogunda bulabilirsiniz.  Gelelim asıl mevzuya; İçerigi  yayından kaldırıldıgı için yayınlıyamıyorum. Fakat konusu; Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın meydanlarda söylediği “CHP, MHP, BDP ruh üçüzü oldu” sözlerine atıfta bulunan Ünver, Abdullah Öcalan’ın devlet ile olan temasının da değerlendirildiği yazıda Erdoğan ile aynı kelimeler kullanılarak, “Erdoğan da Öcalan ile ruh ikizi oldu” dedi.