Ana içeriğe atla

GÖZLER UEFA VE ONUN ADALETİNDE


Futbol camiasının gözü kulağı Uefa'dan gelecek haberlerde. Bilindiği üzere Uefa, Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Ligi ön elemesinde mücadele edebilmesi için disiplin kurulunun karar vereceğini söylemişti. En geç Şampiyonlar ligi kura çekimi olan 20 Temmuz cuma gününe kadar bir karar verilecek.

Neden Uefa?





Bir gecede TBMM'de yıldırım hızıyla kanun, yasa değiştirilen ülkede kim adaletten bahsedebilir... Yine bir gecede spor 
hukuku maddeleri yangından mal kaçırırmış gibi elden geçirilip keyfe göre değiştirilmedi mi? O değiştirilmiş, yumuşatılmış kanunlara göre bile bir kulüp başkanı 6 yıl hapis cezası alıyor, asbaşkanları hatta tercümanı dahi suçlu bulunuyor ama kulubü bağlamıyor. Aynı kulubün asbaşkanları TFF tahkim kurulunca futboldan uzaklaştırılıyor ama sahaya yansımıyor.

Adli hukuk ve spor hukuku yöneticilere ceza verecek ama kulüpler tertemiz.

Tabi bu insanlar iki dilim baklava çaldıkları için cezalandırıldı. Milyonların umudunu bu insanlar keyfleri için çaldılar değil mi? O çalınanan umutlar, milyonlarca lira o yönetcilerin cebine girdi ya. Kulüpler bu işten hiç menfaat sağlamadı, şampiyonluk primi almadılar. Her şeyi geçtim de o soytarı kaleci milyonların gözü önünde koyduk mu demedi he mi?

İşte böyle bir adalet tiyatrosu oynandı benim memleketimde. Üstelik ülkeyi yöneten partinin adı Adalet'le başlarken milletin % 75'i adaleti o beğenmediğiniz elin gavurundan bekliyor. İşlerine geldiği gibi her şeye bir kılıf uyduranlar bugün, büyük ustanın kişiler ve kurumlar hikayesine bel bağladılar. Güçlülerin hukukundan hukukun üstünlüğüne geçtik diyenler, güçlüye bir şey olmasın diye atmadıkları takla, buluşmadıkları gizli oda bırakmadılar.

Sizin niyetiniz adalet sağlamak değil, dönen kirli çarka bir şey olmasın demektir.

Ülke adaletinden umudu kesen bizler Uefa'dan gelecek haberleri bekliyoruz. Uefa ak veya kara diye bir karar verecek. Spor medyasındaki söylentilere göre, Ustanın devrinde bittiği söylenen derin devlet, derin güçler ülke menfaati için Uefa görevlilerini yoğun bir baskıya almış ve yine ülke menfaatleri doğrultusunda ceza almadan bu işi bitirmişler. Hangi ülke , hangi menfaat ise...

Söylenildiği gibi karar çıkarsa Uefa'ya kimsenin bir şey deme hakkı yok. Sen ülkende arayamadığın hakkını orda hiç arayamazsın. Ne diyeceksin ki bizim devlet, bizim yöneticiler haksızlık yapıyor mu? Demezler mi adama, o yönetenleri sen seçmedin mi, onlara hesap soramıyor gelip ne diye bana hesap soruyorsun demiyecekler mi?

Bugünler gelir geçer, su akar yolunu bulur ama bugün benim canımı yakanlar, Uefa ne karar verirse versin sizleri asla unutmayacağım. Unutmayın her şeyin ve herkesin bir hesabı var...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Çağla Şikel'in canlı yayında memesi gözüktü

Çağla Şikel'in canlı yayın kazası... Ali Şan - Çağla Şikel Show tv'de hafta içi her sabah canlı yayınlanan, " herşey dahil " programının sunucuları  Alişan ve Çağla Şikel canlı yayında dans ederken eski manken, oyuncu ve sunucu Çağla Şikel'in elbisesinin askısı düştü. Çağla Şikel sutyen  giymemesi nedeniyle zor durumda kaldı. Çağla Şikel'in elbise askısı düşmesi nedeniyle yaşadığı şok anını hemen toplardı ve yayına devam ettiler.

Teğmenlerimize

Mezuniyet töreninde; "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" diyerek kılıç çatıp and içtikleri için birilerinin talimatıyla ve siyasi bir kararla ordudan atılan kahraman Teğmenlerimiz Anıtkabir'i ziyaret etti  Ben kahraman teğmenlerimizin Mustafa Kemal'in askeri olduğuna şahitlik ederim ama onları ordudan atanların kimin askeri olduğu hakkında bir fikrim yok. Yürekleri varsa açıklarsalar biz de öğrenebiliriz. 5 teğmen, resmen "Mustafa Kemal Atatürk'ün askerleriyiz" dediği için TSK'dan ihraç edilmiş. İşte gerekçeli kararın o bölümü şöyle...  

Ahmet Şık'ın kitabının taslağı internette.. Dokunan yanar

ahmet şık Gazeteci Ahmet Şık'ın tasarı halinde iken yayın yasağı getirilen kitabı 'imamın ordusu' adlı kitabının internette "dokunan yanar" ismiyle yayınlamasının ardından savcılık inceleme başlattı. Bu vesile ile sosyal medya kullanıcılarının paylaşımlarına dikkat etmeleri gerekli.

Doğu Avrupa'nın En Büyük Dijital Pazarlama Konferansı İstanbul'da.

SEOzone’15, Dijital Dünyanın SEO Trendlerini Belirmek İçin 3. Kez Toplanıyor... Çağımızın mucize kelimesi; değişim… Etrafımızdaki her şey hızla değişiyor, bugün yeni olan, ertesi gün eski oluyor. Değişime ayak uyduramayan firmalar ise yok oluyor… Dijital dünyanın yeni trendi ise; SEO. Yani arama motoru optimizasyonu uzmanlığı. Arama motorları, site sıralamalarını belirlerken kendi yapılarına göre çeşitli algoritmalar kullanırlar. Bu algoritmalar, onlarca kriter değerlendirilerek oluşturulur ve yazılı değildir, kuralları yoktur. Özgün içerik, doğru anahtar kelime kullanma, uygun site başlığı ve site açıklaması SEO’nun temel adımlarıdır, ancak yeterli değildir. Arama motorları, bir sitenin trafiğinin arttığını, ziyaretçi sayısının düzenli artışından ve site hakkında yapılan bilgilendirme paylaşımlarından anlarlar. Ancak bunların “doğal” yollardan olması gereklidir. Aksi takdirde siteniz bloklanabilir ve arama motorlarında görülmez.

Cumhuriyetimizin 100. yılı

 Türkiye Cumhuriyeti'nin 100. yılı kutlu olsun.  "Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır."  Mustafa Kemal Atatürk 

Neden yazmıyorum

Yaklaşık 10 yıl önce başladığım blog yazarlığına uzun bir süredir ara verdiğimi okuyucularım fark etmiştir. Çeşitli vesilelerle soran dostlarım oldu.  Neden yazmıyorsun? Yazmayı, gördüklerimi, anladıklarımı, dert edindiklerimi dile getirmeyi ne çok sevdiğimi bilirsiniz.  Herkesin taraf olduğu bir ortamda ne yazabilirim, kime ne diyebilirim ki? Kutuplaşmış, ak ile karanın bu kadar net şekilde belirlendiği yerde adil bir şeyden bahsetmek kimi ilgilendir ki? Ya onlardansın ya bizdensin. Bizden değilsen sözünün ne önemi var ki? Ya da sırf bizimkilere yazmanın da pek bir önemi yok değil mi?  Evet uzun zamandır yazmıyorum. Bu gidiş devam ettiği sürece de yazmayı düşünmüyorum.  Buraya kadar mı?  Hayır...  Tabii ki de buraya kadar değil, karanlık yerini güneşe bıraktığında yine yazmaya devam edeceğiz.  Hele bir sis kalsın, memleketin üzerine yine aydınlık GÜNEŞ doğsun... Yine görüşeceğiz.  Şimdilik sağlıcakla kalın.   Cevdet Aykan Demir

Başbakan; blog yazarına dava açtı

Barış Ünver kimdir? 22 yaşında bir üniversite öğrencisi ve kendi inandıklarını, yaşadıklarını yazan genç bir blog yazarı. Kendisi ile ilgili detaylı bilgiyi zaten blogunda bulabilirsiniz.  Gelelim asıl mevzuya; İçerigi  yayından kaldırıldıgı için yayınlıyamıyorum. Fakat konusu; Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın meydanlarda söylediği “CHP, MHP, BDP ruh üçüzü oldu” sözlerine atıfta bulunan Ünver, Abdullah Öcalan’ın devlet ile olan temasının da değerlendirildiği yazıda Erdoğan ile aynı kelimeler kullanılarak, “Erdoğan da Öcalan ile ruh ikizi oldu” dedi.