Ana içeriğe atla

Henüz son söz söylenmedi.


Uefa, dün Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Ligi ön elemesine katılabilmesiyle ilgili yazıyı TFF ve Fenerbahçe'ye gönderdi.

Yazının içeriğini dahi okumadan yada öyle anlamak istediğinden, ülkemde bir bayram havası esti. Sosyal medyadan takip ettiğim kadarıyla, spor yazarları, belediye başkanları, taraftarlar çoştukça çostu. Televizyonlar, gazeteler, gazetelerin internet siteleri dev manşetlerle sundular haberi.

Fenerbahçe Şampiyonlar Liginde...

Ne yalan söyleyim iyi de reyting aldılar.


Sanki hiç bir şey olmamış... 11 aydır şike nedeniyle hapiste yatan kulüp başkanları yokmuş, Tahkim kurulunca spor adamları cezalandırılmamış gibi, herşeyi güllük gülüstanlık gösterdiler ve göstermeye devam ediyorlar.

Kimine göre fanatik, bana göre Febetik gazetesi haberi "ARTIK SESSİZLİK LÜTFEN " başlığı ile okuyucularına duyurdu. Onlara göre bu iş bitti. Tıpkı söylemediği halde Uefa asbaşkanı Şenez Erzik'in söyledi dediği gibi.

" Aylardır kafamızı şişirdiler. Bir yanda televizyon şovmenleri, diğer yanda yöneticiler. “Öldük... Bittik... UEFA acımaz, milli takım da yanacak” diyerek ortamı gerdiler. Nihayet bitti. Şimdi derin bir oh çekme, biraz da futbol konuşma zamanı! "

Hatırlar mısınız? Geçen sezon başlarken aynı medya "Artık futbol konuşacak "demişti. Ne tanıdık cümle... Sahi geçen sezon ne çok futbol konuştuk değil mi?

Peki olay bu mu yani? Uefa yazısında her şey bitti, tertemiz oldunuz, hadi gelin sizinle futbol mu oynayalım dedi Fenerbahçe'ye...

Uefa disiplin kom. dosyayı karara bağlamadı ve aslında bu belgenin pek de önemi yok. Klasik bir davettir. Geçen seneyi unutmayalım. Tff'nin verdiği listeyi kabul etmiş ancak son anda Şampiyonlar Ligine Trabzonspor'u davet etmişti. Uefa disiplin komitesi çok farklı karar verebilir. Bunun için de 25 haziran tarihi söyleniyor. Ayrıca, önümüzdeki hafta Çaglayan adliyesinde görülecek şike davasında mahkeme heyeti son kararını verebilir. Mahkeme birilerini suçlu ilan ettiğinde Uefa'nın kararı nasıl çıkar bunu iyi düşünmek lazım. Ha işin ucunda padişah olunca açıkcası ona da şüphe duymamak elde değil. Biz yine de şimdilik adalete güvenmeye devam edelim.

İnancım odur ki, Uefa bu senede Fenerbahçe'yi almayacak.

Henüz son söz söylenmedi... Bugün bayram edenler yarın neler söyleyecek hep birlikte Mevla ömür verirse göreceğiz.

NOT: Biz Trabzonsporlular ilk günkü gibi sadece ve sadece adalet bekliyoruz. Ha yukardan, ha aşağıdan. Biraz daha sabır.











Bu blogdaki popüler yayınlar

Çağla Şikel'in canlı yayında memesi gözüktü

Çağla Şikel'in canlı yayın kazası... Ali Şan - Çağla Şikel Show tv'de hafta içi her sabah canlı yayınlanan, " herşey dahil " programının sunucuları  Alişan ve Çağla Şikel canlı yayında dans ederken eski manken, oyuncu ve sunucu Çağla Şikel'in elbisesinin askısı düştü. Çağla Şikel sutyen  giymemesi nedeniyle zor durumda kaldı. Çağla Şikel'in elbise askısı düşmesi nedeniyle yaşadığı şok anını hemen toplardı ve yayına devam ettiler.

Teğmenlerimize

Mezuniyet töreninde; "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" diyerek kılıç çatıp and içtikleri için birilerinin talimatıyla ve siyasi bir kararla ordudan atılan kahraman Teğmenlerimiz Anıtkabir'i ziyaret etti  Ben kahraman teğmenlerimizin Mustafa Kemal'in askeri olduğuna şahitlik ederim ama onları ordudan atanların kimin askeri olduğu hakkında bir fikrim yok. Yürekleri varsa açıklarsalar biz de öğrenebiliriz. 5 teğmen, resmen "Mustafa Kemal Atatürk'ün askerleriyiz" dediği için TSK'dan ihraç edilmiş. İşte gerekçeli kararın o bölümü şöyle...  

Ahmet Şık'ın kitabının taslağı internette.. Dokunan yanar

ahmet şık Gazeteci Ahmet Şık'ın tasarı halinde iken yayın yasağı getirilen kitabı 'imamın ordusu' adlı kitabının internette "dokunan yanar" ismiyle yayınlamasının ardından savcılık inceleme başlattı. Bu vesile ile sosyal medya kullanıcılarının paylaşımlarına dikkat etmeleri gerekli.

Doğu Avrupa'nın En Büyük Dijital Pazarlama Konferansı İstanbul'da.

SEOzone’15, Dijital Dünyanın SEO Trendlerini Belirmek İçin 3. Kez Toplanıyor... Çağımızın mucize kelimesi; değişim… Etrafımızdaki her şey hızla değişiyor, bugün yeni olan, ertesi gün eski oluyor. Değişime ayak uyduramayan firmalar ise yok oluyor… Dijital dünyanın yeni trendi ise; SEO. Yani arama motoru optimizasyonu uzmanlığı. Arama motorları, site sıralamalarını belirlerken kendi yapılarına göre çeşitli algoritmalar kullanırlar. Bu algoritmalar, onlarca kriter değerlendirilerek oluşturulur ve yazılı değildir, kuralları yoktur. Özgün içerik, doğru anahtar kelime kullanma, uygun site başlığı ve site açıklaması SEO’nun temel adımlarıdır, ancak yeterli değildir. Arama motorları, bir sitenin trafiğinin arttığını, ziyaretçi sayısının düzenli artışından ve site hakkında yapılan bilgilendirme paylaşımlarından anlarlar. Ancak bunların “doğal” yollardan olması gereklidir. Aksi takdirde siteniz bloklanabilir ve arama motorlarında görülmez.

Cumhuriyetimizin 100. yılı

 Türkiye Cumhuriyeti'nin 100. yılı kutlu olsun.  "Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır."  Mustafa Kemal Atatürk 

Neden yazmıyorum

Yaklaşık 10 yıl önce başladığım blog yazarlığına uzun bir süredir ara verdiğimi okuyucularım fark etmiştir. Çeşitli vesilelerle soran dostlarım oldu.  Neden yazmıyorsun? Yazmayı, gördüklerimi, anladıklarımı, dert edindiklerimi dile getirmeyi ne çok sevdiğimi bilirsiniz.  Herkesin taraf olduğu bir ortamda ne yazabilirim, kime ne diyebilirim ki? Kutuplaşmış, ak ile karanın bu kadar net şekilde belirlendiği yerde adil bir şeyden bahsetmek kimi ilgilendir ki? Ya onlardansın ya bizdensin. Bizden değilsen sözünün ne önemi var ki? Ya da sırf bizimkilere yazmanın da pek bir önemi yok değil mi?  Evet uzun zamandır yazmıyorum. Bu gidiş devam ettiği sürece de yazmayı düşünmüyorum.  Buraya kadar mı?  Hayır...  Tabii ki de buraya kadar değil, karanlık yerini güneşe bıraktığında yine yazmaya devam edeceğiz.  Hele bir sis kalsın, memleketin üzerine yine aydınlık GÜNEŞ doğsun... Yine görüşeceğiz.  Şimdilik sağlıcakla kalın.   Cevdet Aykan Demir

Başbakan; blog yazarına dava açtı

Barış Ünver kimdir? 22 yaşında bir üniversite öğrencisi ve kendi inandıklarını, yaşadıklarını yazan genç bir blog yazarı. Kendisi ile ilgili detaylı bilgiyi zaten blogunda bulabilirsiniz.  Gelelim asıl mevzuya; İçerigi  yayından kaldırıldıgı için yayınlıyamıyorum. Fakat konusu; Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın meydanlarda söylediği “CHP, MHP, BDP ruh üçüzü oldu” sözlerine atıfta bulunan Ünver, Abdullah Öcalan’ın devlet ile olan temasının da değerlendirildiği yazıda Erdoğan ile aynı kelimeler kullanılarak, “Erdoğan da Öcalan ile ruh ikizi oldu” dedi.