Ana içeriğe atla

Herkesin bir hesabı var

Tahkim kurulu başkanı - Engin Tuzcuoğlu
Dün Çağlayan'da tarihin belki de en çok konuşulan davasında duruşma günüydü. Şike çetesi lideri olarak suçlanan Fenerbahçe başkanı Aziz Yıldırım salı günü yapılan duruşmada perşembeyi bekleyin göreceksiniz demişti. Medya ve futbolseverler sanırım herkesin bilmediği bir şeyler söylecek ve o sözüm ona meşhur savunması ile bombayı patlatacak diye bekledi.




Medya ve sosyal medyadan merakla ve sabırla perşembe ve cuma günü duruşmayı takip ettim. Dillerden düşürmedikleri savunmayı malesef göremedik. Klasik savunmasını yine hakkındaki iddiaları çürütmek yerine başkalarını çamur atarak yapmayı tercih etti. Hedef bu sefer Trabzonspor oldu. Trabzonspor avukatının mahkemede hakkınızdaki iddiaları cevaplayın bir bildiğiniz varsa ihbar edin sözleri ile ortalık karışmış. Fenerbahçe yöneticileri Mahmut Uslu ve Şekip Mosturoglu tarafından taciz edilmiş. Trabzonspor camiası şimdi Fenerbahçe yönetiminden özür bekliyor. Sonuç mu? Ne bomba patladı ne de Türkiye sallandı. Mahkeme heyeti tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.

TFF Tahkim kurulu şike çetesi üyesi olmakla suçlanan ve aylarca hapis yatıp tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan Bülent Uygun'un cezasını kaldırdı. Daha iki gün önce Pfdk tarafından reddedilen başvuru hangi gerekçe ile tersine döndü anlamak çok güç olmasa gerek. Tahkim kurulu başkanı Engin Tuzcuoğlu zaten bu göreve neden getirildiğini biliyoruz. Ona göre şike yok, teşvik yok herkes melek.

Şike davasında aylardır tek kelam etmeyen Başbakan nihayet sesizliğini bozdu. Kişiler ve kurumlar meselesini daha anlayamamışken gerekirse Avrupa'ya beş yıl gitmeyiz diyerek çılgın bir öneri ortaya sürdü. Bildiğimiz başbakandan duymaya alışık olmadığımız hatta tanıdığımız kadarıyla hiç bir görüşüne uymayan bu sözlerin hesabını henüz anlayamadık.

Aziz Yıldırım, Engin Tuzcuoğlu, Başbakan ve diğerleri keseri hep aynı yöne doğru vuruyorlar. Birazcık bizim köye doğru yontan henüz görülmedi. Görecek miyiz derseniz umudum yok açıkcası. Ne yazık ki adaleti elin gavurundan beklemeye devam edeceğiz.

Evet; onların kendilerine göre bir hesapları var. Tabi bizimde kendimize göre bir hesabımız var. Yarım bırakılmış o kadar çok hesabımız var ki nerden başlayacağım bilmiyorum. İlk hesap günü yarın Avni Aker stadında olacak. Trabzonspor taraftarı aylardır yarını bekliyor. Fenerbahçe ile sıradan bir süper lig maçı olmayacak besbelli. Bir televizyon programında sunucunun Erdal Hoş'a söylediği sizi çok dolu görüyorum sözlerine Erdal Hoş'un bütün Trabzonspor taraftarı dolu sözleri olayı o kadar net ifadeyle anlatıyor ki. Evet doluyuz. Bir yanımız yaz günü yanarken bir yanımız karakış günü donuyor.

Şimdi de diyorlar ki aman taraftar sakin olsun, seyirci bağırıp çağırmasın. Tabi ki kimse sahaya girip taşkınlık yapsın demiyoruz. Bizim taraftarımız holigan değil futbolu en iyi bilen bilinçli taraftardır. Nerde neyi ne zaman yapacağını bilir.

Trübünlerde olacak kardeşlerim; Bu seferlik en azından trübünde birlik olun. Susmayın. Bu sefer gerekirse maçı izlemeyin. Gerekirse üç gün sesiniz kısılsın ama susmayın. Oranın Avni Aker cehennemi olduğunu dosta düşmana gösterin. Sahada oyayan futbolcularımıza 90 dakika destek olun. Bordo mavi formayı giyen herkesin en iyisi olduğunu unutmayın. Bilin ki derdimiz de dermanımız da aynı.

Sevgili futbolcu kardeşlerim; Bu camia sizden yarın galibiyet bekliyor. Sizlerde en az bizim kadar olayları takip ediyor ve yaşıyorsunuz. Çıkın oynayın. En iyi bildiğiniz işi "sahada oynayıp sahada kazanmayı" yaşayın ve yaşatın.

Unutmayın milyonlar sizinle.










Bu blogdaki popüler yayınlar

Çağla Şikel'in canlı yayında memesi gözüktü

Çağla Şikel'in canlı yayın kazası... Ali Şan - Çağla Şikel Show tv'de hafta içi her sabah canlı yayınlanan, " herşey dahil " programının sunucuları  Alişan ve Çağla Şikel canlı yayında dans ederken eski manken, oyuncu ve sunucu Çağla Şikel'in elbisesinin askısı düştü. Çağla Şikel sutyen  giymemesi nedeniyle zor durumda kaldı. Çağla Şikel'in elbise askısı düşmesi nedeniyle yaşadığı şok anını hemen toplardı ve yayına devam ettiler.

Teğmenlerimize

Mezuniyet töreninde; "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" diyerek kılıç çatıp and içtikleri için birilerinin talimatıyla ve siyasi bir kararla ordudan atılan kahraman Teğmenlerimiz Anıtkabir'i ziyaret etti  Ben kahraman teğmenlerimizin Mustafa Kemal'in askeri olduğuna şahitlik ederim ama onları ordudan atanların kimin askeri olduğu hakkında bir fikrim yok. Yürekleri varsa açıklarsalar biz de öğrenebiliriz. 5 teğmen, resmen "Mustafa Kemal Atatürk'ün askerleriyiz" dediği için TSK'dan ihraç edilmiş. İşte gerekçeli kararın o bölümü şöyle...  

Ahmet Şık'ın kitabının taslağı internette.. Dokunan yanar

ahmet şık Gazeteci Ahmet Şık'ın tasarı halinde iken yayın yasağı getirilen kitabı 'imamın ordusu' adlı kitabının internette "dokunan yanar" ismiyle yayınlamasının ardından savcılık inceleme başlattı. Bu vesile ile sosyal medya kullanıcılarının paylaşımlarına dikkat etmeleri gerekli.

Doğu Avrupa'nın En Büyük Dijital Pazarlama Konferansı İstanbul'da.

SEOzone’15, Dijital Dünyanın SEO Trendlerini Belirmek İçin 3. Kez Toplanıyor... Çağımızın mucize kelimesi; değişim… Etrafımızdaki her şey hızla değişiyor, bugün yeni olan, ertesi gün eski oluyor. Değişime ayak uyduramayan firmalar ise yok oluyor… Dijital dünyanın yeni trendi ise; SEO. Yani arama motoru optimizasyonu uzmanlığı. Arama motorları, site sıralamalarını belirlerken kendi yapılarına göre çeşitli algoritmalar kullanırlar. Bu algoritmalar, onlarca kriter değerlendirilerek oluşturulur ve yazılı değildir, kuralları yoktur. Özgün içerik, doğru anahtar kelime kullanma, uygun site başlığı ve site açıklaması SEO’nun temel adımlarıdır, ancak yeterli değildir. Arama motorları, bir sitenin trafiğinin arttığını, ziyaretçi sayısının düzenli artışından ve site hakkında yapılan bilgilendirme paylaşımlarından anlarlar. Ancak bunların “doğal” yollardan olması gereklidir. Aksi takdirde siteniz bloklanabilir ve arama motorlarında görülmez.

Cumhuriyetimizin 100. yılı

 Türkiye Cumhuriyeti'nin 100. yılı kutlu olsun.  "Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır."  Mustafa Kemal Atatürk 

Neden yazmıyorum

Yaklaşık 10 yıl önce başladığım blog yazarlığına uzun bir süredir ara verdiğimi okuyucularım fark etmiştir. Çeşitli vesilelerle soran dostlarım oldu.  Neden yazmıyorsun? Yazmayı, gördüklerimi, anladıklarımı, dert edindiklerimi dile getirmeyi ne çok sevdiğimi bilirsiniz.  Herkesin taraf olduğu bir ortamda ne yazabilirim, kime ne diyebilirim ki? Kutuplaşmış, ak ile karanın bu kadar net şekilde belirlendiği yerde adil bir şeyden bahsetmek kimi ilgilendir ki? Ya onlardansın ya bizdensin. Bizden değilsen sözünün ne önemi var ki? Ya da sırf bizimkilere yazmanın da pek bir önemi yok değil mi?  Evet uzun zamandır yazmıyorum. Bu gidiş devam ettiği sürece de yazmayı düşünmüyorum.  Buraya kadar mı?  Hayır...  Tabii ki de buraya kadar değil, karanlık yerini güneşe bıraktığında yine yazmaya devam edeceğiz.  Hele bir sis kalsın, memleketin üzerine yine aydınlık GÜNEŞ doğsun... Yine görüşeceğiz.  Şimdilik sağlıcakla kalın.   Cevdet Aykan Demir

Başbakan; blog yazarına dava açtı

Barış Ünver kimdir? 22 yaşında bir üniversite öğrencisi ve kendi inandıklarını, yaşadıklarını yazan genç bir blog yazarı. Kendisi ile ilgili detaylı bilgiyi zaten blogunda bulabilirsiniz.  Gelelim asıl mevzuya; İçerigi  yayından kaldırıldıgı için yayınlıyamıyorum. Fakat konusu; Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın meydanlarda söylediği “CHP, MHP, BDP ruh üçüzü oldu” sözlerine atıfta bulunan Ünver, Abdullah Öcalan’ın devlet ile olan temasının da değerlendirildiği yazıda Erdoğan ile aynı kelimeler kullanılarak, “Erdoğan da Öcalan ile ruh ikizi oldu” dedi.