Ana içeriğe atla

Umudumuz Demirören

Küme düşme yok, puan silme yok, Uefa ile yeniden masaya oturacağız diye başladı sözlerine ve şuan Türk futbolunu yönetmeye en büyük aday... Hatta bir rivayete göre gerekirse Avrupa kupalarına katılmayız diyecek kadar cesur.

Kulağımızla duymadık tabii. Söyleyenlerin, yazanların yalancısıyız. T.C. Başbakanı, Spor Bakanı, 14 süper lig kulübü, sayısız Bank Asya, 2.lig ve 3.lig kulübü destek veriyormuş sayın başkana.

8 ay TFF başkanlıgı yapan Mehmet Ali Aydınlar'ın yapmak isteyip yapamadıgı, belki de çaresizlikten bırakıp kaçtığı makama bu kadar net açıklamalar ile aday olup ve bu kadar yogun destek olunca Sayın; Yıldırım Demirören'i takdir etmemek mümkün değil.


Peki;

Buraya kadar eyvallah,

Mehmet Ali Aydınlar'ın göreve geldiği günün ertesinde patlayan ve ülke gündeminin aylarca bir numaralı sorunu olan şike davasının çözümü bu kadar basit mi? Bu kadar basit ve kolay ise Sayın Aydınlar neden çözemedi?

Şike davasının bir numaralı kulübü Fenerbahçe'nin sponsoru, sevdalısı, gelecekteki en büyük başkan adaylarından Aydınlar'ın bile aylarca atmadıgı takla kalmadıgı halde bir rayına oturtamadıgı ve sonunda bırakıp kaçtığı Türk futboluna çözümü nasıl yapacaksınız çok merak ediyorum. Sizin de Fenerbahçeniz ama Aydınlar kadar değilsinizdir sanırım.

Kafama takılan o kadar çok soru var ki hangisine cevap bulacağımı şaşırdım.

Siyasetin, spor camiasının desteklediği ve icraatlarına onay verdiği olayı, kişileri ben niye benimsiyemiyorum?

Yasaların, kanunun, kuralların açık açık yazıldığı yerde çözüm aramak neyin nesi?

Ortada oynanan bir oyunsa bu oyunun kuralları neden bozulmak istenir? Bozanları kurtarmak için herkes neden bu kadar uğraşır?

Evrensel spor kamuoyu neden görmezden gelinmek ister. Uefa ve Fifa bu oyunun hamisi ise onun dediklerini yapmak yerine ali cengiz oyunlarının neden peşinde koşulur?

Beşiktaş başkanlıgı, Kulüpler birliği başkanlıgı ile dillerden düşmeyen, trübünlerin "yeter artık Demirören" diye besteler yaptığı başkanın Türk futbolununun kurtarıcısı olarak gördük ya gülümseyelim mi?

Kendi kulübü şike davasında yargılanırken nasıl tarafsız kararlar alabilecek? Asıl soru tarafsız olacak mı?

Başkanın Tff başkan adaylığına en çok sevinen Beşiktaş taraftarının sevinci kursağında mı kalacak? Seçilemez ise tekrar Beşiktaş'ın başkanı olacak mı?

Olmamış çocuğa don biçiyoruz belki şuan. 24 saatte her şeyin değişebildiği bir ülkede konuşmak için çok erken. Hele şu seçimler bir yapılsın, başkan kazansın daha ayrıntılı ve detaylı inceleyip, yorumlayacağız. Bir bakarsınız bir hafta sonra çok farklı konuları ve kişileri dillendiriyor oluruz.

Hayırlısı olsun.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Çağla Şikel'in canlı yayında memesi gözüktü

Çağla Şikel'in canlı yayın kazası... Ali Şan - Çağla Şikel Show tv'de hafta içi her sabah canlı yayınlanan, " herşey dahil " programının sunucuları  Alişan ve Çağla Şikel canlı yayında dans ederken eski manken, oyuncu ve sunucu Çağla Şikel'in elbisesinin askısı düştü. Çağla Şikel sutyen  giymemesi nedeniyle zor durumda kaldı. Çağla Şikel'in elbise askısı düşmesi nedeniyle yaşadığı şok anını hemen toplardı ve yayına devam ettiler.

Teğmenlerimize

Mezuniyet töreninde; "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" diyerek kılıç çatıp and içtikleri için birilerinin talimatıyla ve siyasi bir kararla ordudan atılan kahraman Teğmenlerimiz Anıtkabir'i ziyaret etti  Ben kahraman teğmenlerimizin Mustafa Kemal'in askeri olduğuna şahitlik ederim ama onları ordudan atanların kimin askeri olduğu hakkında bir fikrim yok. Yürekleri varsa açıklarsalar biz de öğrenebiliriz. 5 teğmen, resmen "Mustafa Kemal Atatürk'ün askerleriyiz" dediği için TSK'dan ihraç edilmiş. İşte gerekçeli kararın o bölümü şöyle...  

Ahmet Şık'ın kitabının taslağı internette.. Dokunan yanar

ahmet şık Gazeteci Ahmet Şık'ın tasarı halinde iken yayın yasağı getirilen kitabı 'imamın ordusu' adlı kitabının internette "dokunan yanar" ismiyle yayınlamasının ardından savcılık inceleme başlattı. Bu vesile ile sosyal medya kullanıcılarının paylaşımlarına dikkat etmeleri gerekli.

Doğu Avrupa'nın En Büyük Dijital Pazarlama Konferansı İstanbul'da.

SEOzone’15, Dijital Dünyanın SEO Trendlerini Belirmek İçin 3. Kez Toplanıyor... Çağımızın mucize kelimesi; değişim… Etrafımızdaki her şey hızla değişiyor, bugün yeni olan, ertesi gün eski oluyor. Değişime ayak uyduramayan firmalar ise yok oluyor… Dijital dünyanın yeni trendi ise; SEO. Yani arama motoru optimizasyonu uzmanlığı. Arama motorları, site sıralamalarını belirlerken kendi yapılarına göre çeşitli algoritmalar kullanırlar. Bu algoritmalar, onlarca kriter değerlendirilerek oluşturulur ve yazılı değildir, kuralları yoktur. Özgün içerik, doğru anahtar kelime kullanma, uygun site başlığı ve site açıklaması SEO’nun temel adımlarıdır, ancak yeterli değildir. Arama motorları, bir sitenin trafiğinin arttığını, ziyaretçi sayısının düzenli artışından ve site hakkında yapılan bilgilendirme paylaşımlarından anlarlar. Ancak bunların “doğal” yollardan olması gereklidir. Aksi takdirde siteniz bloklanabilir ve arama motorlarında görülmez.

Cumhuriyetimizin 100. yılı

 Türkiye Cumhuriyeti'nin 100. yılı kutlu olsun.  "Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır."  Mustafa Kemal Atatürk 

Neden yazmıyorum

Yaklaşık 10 yıl önce başladığım blog yazarlığına uzun bir süredir ara verdiğimi okuyucularım fark etmiştir. Çeşitli vesilelerle soran dostlarım oldu.  Neden yazmıyorsun? Yazmayı, gördüklerimi, anladıklarımı, dert edindiklerimi dile getirmeyi ne çok sevdiğimi bilirsiniz.  Herkesin taraf olduğu bir ortamda ne yazabilirim, kime ne diyebilirim ki? Kutuplaşmış, ak ile karanın bu kadar net şekilde belirlendiği yerde adil bir şeyden bahsetmek kimi ilgilendir ki? Ya onlardansın ya bizdensin. Bizden değilsen sözünün ne önemi var ki? Ya da sırf bizimkilere yazmanın da pek bir önemi yok değil mi?  Evet uzun zamandır yazmıyorum. Bu gidiş devam ettiği sürece de yazmayı düşünmüyorum.  Buraya kadar mı?  Hayır...  Tabii ki de buraya kadar değil, karanlık yerini güneşe bıraktığında yine yazmaya devam edeceğiz.  Hele bir sis kalsın, memleketin üzerine yine aydınlık GÜNEŞ doğsun... Yine görüşeceğiz.  Şimdilik sağlıcakla kalın.   Cevdet Aykan Demir

Başbakan; blog yazarına dava açtı

Barış Ünver kimdir? 22 yaşında bir üniversite öğrencisi ve kendi inandıklarını, yaşadıklarını yazan genç bir blog yazarı. Kendisi ile ilgili detaylı bilgiyi zaten blogunda bulabilirsiniz.  Gelelim asıl mevzuya; İçerigi  yayından kaldırıldıgı için yayınlıyamıyorum. Fakat konusu; Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın meydanlarda söylediği “CHP, MHP, BDP ruh üçüzü oldu” sözlerine atıfta bulunan Ünver, Abdullah Öcalan’ın devlet ile olan temasının da değerlendirildiği yazıda Erdoğan ile aynı kelimeler kullanılarak, “Erdoğan da Öcalan ile ruh ikizi oldu” dedi.