Ana içeriğe atla

Hani nerde ADALET

Taka gazetesi - Mehmet Ali Aydınlar
Türkiye 3 Temmuz 2011 sabahı futbolda şike ve teşvik iddiaları ve ardından tutuklama haberleri güne uyandı.

Savcılık iddialarını gören TFF başkanı M.Ali Aydınlar durum çok vahim, hiç bir şey eskisi gibi olmayacak demişti.

Üzerinden yaklaşık 5 ay geçti. Savcılık iddianamesi henüz yayınlamasada medyada çarşaf çarşaf tapeler yayınlandı. Futbolu ve gündemi yakından takip eden herkes kirlenmiş futbolun gerçeklerini gördü.



Geleneksel medya ve sosyal medyada herkes tarafına göre konuştu, yazdı, çizdi.

Şike operasyonuna destek verip adalet istedikleri yönünde yaptıkları yayınlar ve TF'nin şikayeti üzerine savcılık tarafından sporda şiddetin önlenmesi’ ve kabahatler kanunu çerçevesinde  TAKA Gazetesine en üst limitten iki ayrı yazıdan dolayi iki kez 100 bin TL para cezası kesmişler.

Savcılık tarafından Tff'ye teslim edilen klasörler dolusu delil ve tapeleri inceleyen federasyon ve onun başkanı kendi deyimiyle "dilil yok" diye saçma bir açıklama yapmıştı. Sonra da ötelemeler, futbola yeni icatlar çıkararak milleti uyutma ve unutturma takdiğini seçmişti.

Şimdi sormak lazım;

Sn.Mehmet Ali Aydınlar;

Gücünüz Taka gazetesine mi yetiyor? Sizi canlı yayında rezil eden sizin takımınız Fenerbahçe başkan yardımcısı Nihat Özdemir'i de mahkemeye verdiniz mi? Yada hiç bir şey olmamış gibi sadece futbol konuşacak diyen medya yalakalarını? Acaba Taka gazetesi Trabzonspor'lu olması ve adalet istemesi mi size battı.

Taka gazetesine verilen cezanın meblağı gazetenin ekonomik gücü açısından önemli olsada benim için ha 1 lira ha 1 milyon lira arasında fark yoktur. Önemli olan niyettir. Hırsıza hırsız demek, suçluya suçlu demek, adalet istemek ne zamandan beri cezalandırılıyor. Ne yani yazmasınlar mı? konuşmasınlar mı? her türlü emek hırsızlığına he babam mı desinler. Nerde kaldı sizin demokratlığınız? Demokrasi işime geldiği kadar mı konuşursun mu demek.

Madem şike yok, delil yok neden ağababalarınızın canı yanınca siyasilerin kapısına dayandınız? Kişiye özel kanun çıkarılması için bütün partileri oyuna getirip yasa çıkarttırdınız.?

Ve siyasilerimiz ;

Adının başında Adalet olan bir partinin adaletli yönettiği memleket kavramını yitiriyorsunuz. Sadece Kalkınma partisi iseniz bunu başka bir konuda konuşalım. Fakat adaletten söz etmek artık zor. Kendi milletvekillerinizin bile Cumhurbaşkanına lütfen bu yasayı onaylamayın diye mektup yazdıgı bir dönemde nasıl olur da emek hırsızlıgına göz yumar, kişiye özel kanun çıkarırsınız. Sayın Başbakanın ve sayın Basbakan yardımcınınızın daha sözlerinin yazıldığı mürekkep kurumadan jet hızıyla kanun çıkarmayı bana nasıl anlatacaksınız? Yeni anayasa türküsü ile kavrulup durduğunuz bu günlerde sizin yaptığınız anayasaya kusura bakmayın ama kim itibar edecek.

Spor bakanı Sn. Suat Kılıç'ın ama kulüpler böyle istiyor biz de yaptık açıklaması hiç ama hiç mantıklı değil. Hangi hırsız kendisi için çıkarılan bir yasada ceza ister ki? Sahi daha dün çıkardığınız yasayı aynı kulüp başkanları istemişti değil mi? Yine bu tekifi biz etmedik 4 parti istedi demek de açıkcası şark kurnazlığıdır. Siz istemezseniz bu ülkede sinek bile uçamaz.

Muhalif partilerin görüş ve oylarının meclis yapısı gereği pek anlamı yoktur. Çoğunluk ve istediği kanunu çıkaran Akparti bu işin sorumlusudur ve bu yükün altından nasıl kalakacak merak ediyorum.

Hani biz üstünlerin hukukundan hukukun üstünlüğüne geçmiştik. Ne oldu o söylem.. Bundan da mı döndünüz?

Bu blogdaki popüler yayınlar

Çağla Şikel'in canlı yayında memesi gözüktü

Çağla Şikel'in canlı yayın kazası... Ali Şan - Çağla Şikel Show tv'de hafta içi her sabah canlı yayınlanan, " herşey dahil " programının sunucuları  Alişan ve Çağla Şikel canlı yayında dans ederken eski manken, oyuncu ve sunucu Çağla Şikel'in elbisesinin askısı düştü. Çağla Şikel sutyen  giymemesi nedeniyle zor durumda kaldı. Çağla Şikel'in elbise askısı düşmesi nedeniyle yaşadığı şok anını hemen toplardı ve yayına devam ettiler.

Teğmenlerimize

Mezuniyet töreninde; "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" diyerek kılıç çatıp and içtikleri için birilerinin talimatıyla ve siyasi bir kararla ordudan atılan kahraman Teğmenlerimiz Anıtkabir'i ziyaret etti  Ben kahraman teğmenlerimizin Mustafa Kemal'in askeri olduğuna şahitlik ederim ama onları ordudan atanların kimin askeri olduğu hakkında bir fikrim yok. Yürekleri varsa açıklarsalar biz de öğrenebiliriz. 5 teğmen, resmen "Mustafa Kemal Atatürk'ün askerleriyiz" dediği için TSK'dan ihraç edilmiş. İşte gerekçeli kararın o bölümü şöyle...  

Ahmet Şık'ın kitabının taslağı internette.. Dokunan yanar

ahmet şık Gazeteci Ahmet Şık'ın tasarı halinde iken yayın yasağı getirilen kitabı 'imamın ordusu' adlı kitabının internette "dokunan yanar" ismiyle yayınlamasının ardından savcılık inceleme başlattı. Bu vesile ile sosyal medya kullanıcılarının paylaşımlarına dikkat etmeleri gerekli.

Doğu Avrupa'nın En Büyük Dijital Pazarlama Konferansı İstanbul'da.

SEOzone’15, Dijital Dünyanın SEO Trendlerini Belirmek İçin 3. Kez Toplanıyor... Çağımızın mucize kelimesi; değişim… Etrafımızdaki her şey hızla değişiyor, bugün yeni olan, ertesi gün eski oluyor. Değişime ayak uyduramayan firmalar ise yok oluyor… Dijital dünyanın yeni trendi ise; SEO. Yani arama motoru optimizasyonu uzmanlığı. Arama motorları, site sıralamalarını belirlerken kendi yapılarına göre çeşitli algoritmalar kullanırlar. Bu algoritmalar, onlarca kriter değerlendirilerek oluşturulur ve yazılı değildir, kuralları yoktur. Özgün içerik, doğru anahtar kelime kullanma, uygun site başlığı ve site açıklaması SEO’nun temel adımlarıdır, ancak yeterli değildir. Arama motorları, bir sitenin trafiğinin arttığını, ziyaretçi sayısının düzenli artışından ve site hakkında yapılan bilgilendirme paylaşımlarından anlarlar. Ancak bunların “doğal” yollardan olması gereklidir. Aksi takdirde siteniz bloklanabilir ve arama motorlarında görülmez.

Cumhuriyetimizin 100. yılı

 Türkiye Cumhuriyeti'nin 100. yılı kutlu olsun.  "Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır."  Mustafa Kemal Atatürk 

Neden yazmıyorum

Yaklaşık 10 yıl önce başladığım blog yazarlığına uzun bir süredir ara verdiğimi okuyucularım fark etmiştir. Çeşitli vesilelerle soran dostlarım oldu.  Neden yazmıyorsun? Yazmayı, gördüklerimi, anladıklarımı, dert edindiklerimi dile getirmeyi ne çok sevdiğimi bilirsiniz.  Herkesin taraf olduğu bir ortamda ne yazabilirim, kime ne diyebilirim ki? Kutuplaşmış, ak ile karanın bu kadar net şekilde belirlendiği yerde adil bir şeyden bahsetmek kimi ilgilendir ki? Ya onlardansın ya bizdensin. Bizden değilsen sözünün ne önemi var ki? Ya da sırf bizimkilere yazmanın da pek bir önemi yok değil mi?  Evet uzun zamandır yazmıyorum. Bu gidiş devam ettiği sürece de yazmayı düşünmüyorum.  Buraya kadar mı?  Hayır...  Tabii ki de buraya kadar değil, karanlık yerini güneşe bıraktığında yine yazmaya devam edeceğiz.  Hele bir sis kalsın, memleketin üzerine yine aydınlık GÜNEŞ doğsun... Yine görüşeceğiz.  Şimdilik sağlıcakla kalın.   Cevdet Aykan Demir

Başbakan; blog yazarına dava açtı

Barış Ünver kimdir? 22 yaşında bir üniversite öğrencisi ve kendi inandıklarını, yaşadıklarını yazan genç bir blog yazarı. Kendisi ile ilgili detaylı bilgiyi zaten blogunda bulabilirsiniz.  Gelelim asıl mevzuya; İçerigi  yayından kaldırıldıgı için yayınlıyamıyorum. Fakat konusu; Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın meydanlarda söylediği “CHP, MHP, BDP ruh üçüzü oldu” sözlerine atıfta bulunan Ünver, Abdullah Öcalan’ın devlet ile olan temasının da değerlendirildiği yazıda Erdoğan ile aynı kelimeler kullanılarak, “Erdoğan da Öcalan ile ruh ikizi oldu” dedi.