Ana içeriğe atla

Hepiniz hırsızsınız...


Geçtigimiz Nisan ayında spor tarihinin en önemli olayı olan sporda şiddet ve düzensizligin önlenmesine dair kanun (6222) yasalaştı.

3 Temmuz'dan sonra yaşanan şike iddiaları ile ilgili gözaltı ve tutuklamaların ardından Kulüpler birligi adı altında toplanan ve amacı sadece para olan vakfın yayınlarını dikkatlice takip ediyorum.



Kulüpler Birligi başkanı Aziz Yıldırım'ın tutuklanmasının ardından en yaşlı üye olarak sözcü olan Gençlerbirligi başkanı İlhan Cavcav'ın açıklamalarını dehşetle takip ettim. Yasada şike ve teşvik olaylarına karışan kişi ve kulüplerin alacagı cezalar belliyken Sayın Cavcav'ın yasalar, adalet, hak ve hukuk gibi kavramları hiçe sayarak küme düşme olmasın, kişilerin yaptıgı kulüpleri baglamasın gibi çag dışı açıklamalarını yaşına baglamıştık.

Geçtigimiz günlerde kulüpler birligi başkanlıgına Beşiktaş başkanı Yıldırım Demirören seçildi. Sözlerinin Cavcav'dan pek farkı yok hatta fazlası vardı.

Yıldırım Demirören başkanlıgındaki vakıf; ilk icraat olarak başta Spor Bakanı Suat Kılıç olmak üzere siyasi kişiliklerin kapısını aşındırdılar. Oysa ki bu yasanın çıkmasını isteyen ve taslagını hazırlayan kendileriydi. Adama sormazlar mı o zaman aklınız nerdeydi?

Ve gelelim bugüne;

Kulüpler birligi bugün toplanıyorlar ve şike yapan takım küme düşmesin, kişilere verilen cezalarda hapis olmasın gibi kararlar alıp, anlaşmaya vardıklarını deklare ediyorlar. Bir kaç güne kadar TFF, Spor Bakanlıgı ve diger siyasi partilere sunacaklar.

Fakat; Galatasaray, Trabzonspor, Bursaspor, Ankaragücü ve Orduspor başkanları imza atmayacaklarını belirterek, kulupler birligi tarafından aman sürüden ayrılan koyun olmayın diye tehdit ediliyorlar.

Süreci kısaca anlattıktan sonra bizimde bir iki kelam etme, bir kaç soru sorma hakkımız olmalı,

Sayın başkan;

1- Kulüpler Birliginin amacı nedir? Sadece para mı? Daha dün lig tv decoderlerini iptal edin diye kampanya yaparken bugün ne degişti?

2- Acaba sizde mi şike ve teşvik yaptınız ya da yapacaksınız? Kendinizi mi aklamaya çalışıyorsunuz?

3- Daha bir kaç ay önce tutuklanan yönetici, t.direktörünüz için aklanın gelin diyerek gönülleri kazanırken bugün ne oldu?

4- Acaba; hepimiz aynıyız yok aslında birbirimizden farkımız mı diyorsunuz?

5- Ne demek şike yapan kişi hapis yapmasın, şike yapan takım küme düşmesin. Bu tezgahınız ile nereye varacagınızı sanıyorsunuz. Hadi Türkiye'de destek buldunuz bunu Uefa'ya, Fifa'ya nasıl anlatacaksınız? Hadi onlarada anlattınız size inanan varlıgınızı borçlu oldugunuz taraftarınıza nasıl anlatacaksınız? Futbol degil sonucu önceden belli olan senaryosu yazılmış tiyatroyu nasıl izleteceksiniz? Hangi yüzle trübünlere gelin, forma alın, kombine alın, aidat ödeyin diyeceksiniz? Yok bizim ar damarımız çatlamış, yüzünüze gelen tükürüge yarabbi şükür derseniz zaten sözüm yok.EYVALLAH

6- Madem şike yapmak suç olmayacak neden milyon dolarları Portekiz'li oyunculara verdiniz ki? O paralarla satın alamayacagınız maç yok. Genç takımı çıkarın yeter.

Kimi kandırıyorsunuz siz. Aklı selim olan herkes amacınızı biliyor beyler. Açık açık söyleyin yahu. Söyleyinde herkes adamlıgınızı görsün. NİYE KIVRANIYORSUNUZ...

Yanlış yoldasınız, yanlış yapıyorsunuz, bu vebalin altından kalkamazsınız beyler. Bir an önce üç beş kuruş fazla kazanmanın derdini ve birilerini kurtama çabanızı bırakın. Taraftarınızın sesini dinleyin. Kimse sizden böyle bir şey istemiyor. Beceremeyecek ve bu yasayı çıkartamayacaksınız. Daha fazla rezil olmadan ve yol yakınken yanlış yoldan dönün.

Son sözüm;

Bu anlaşmanıza kim imza atarsa, kim destek verirse, kim yasa çıkarırsa hepiniz ama hepiniz gayrisiz emek hırsızı şikecisiniz.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Çağla Şikel'in canlı yayında memesi gözüktü

Çağla Şikel'in canlı yayın kazası... Ali Şan - Çağla Şikel Show tv'de hafta içi her sabah canlı yayınlanan, " herşey dahil " programının sunucuları  Alişan ve Çağla Şikel canlı yayında dans ederken eski manken, oyuncu ve sunucu Çağla Şikel'in elbisesinin askısı düştü. Çağla Şikel sutyen  giymemesi nedeniyle zor durumda kaldı. Çağla Şikel'in elbise askısı düşmesi nedeniyle yaşadığı şok anını hemen toplardı ve yayına devam ettiler.

Teğmenlerimize

Mezuniyet töreninde; "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" diyerek kılıç çatıp and içtikleri için birilerinin talimatıyla ve siyasi bir kararla ordudan atılan kahraman Teğmenlerimiz Anıtkabir'i ziyaret etti  Ben kahraman teğmenlerimizin Mustafa Kemal'in askeri olduğuna şahitlik ederim ama onları ordudan atanların kimin askeri olduğu hakkında bir fikrim yok. Yürekleri varsa açıklarsalar biz de öğrenebiliriz. 5 teğmen, resmen "Mustafa Kemal Atatürk'ün askerleriyiz" dediği için TSK'dan ihraç edilmiş. İşte gerekçeli kararın o bölümü şöyle...  

Ahmet Şık'ın kitabının taslağı internette.. Dokunan yanar

ahmet şık Gazeteci Ahmet Şık'ın tasarı halinde iken yayın yasağı getirilen kitabı 'imamın ordusu' adlı kitabının internette "dokunan yanar" ismiyle yayınlamasının ardından savcılık inceleme başlattı. Bu vesile ile sosyal medya kullanıcılarının paylaşımlarına dikkat etmeleri gerekli.

Doğu Avrupa'nın En Büyük Dijital Pazarlama Konferansı İstanbul'da.

SEOzone’15, Dijital Dünyanın SEO Trendlerini Belirmek İçin 3. Kez Toplanıyor... Çağımızın mucize kelimesi; değişim… Etrafımızdaki her şey hızla değişiyor, bugün yeni olan, ertesi gün eski oluyor. Değişime ayak uyduramayan firmalar ise yok oluyor… Dijital dünyanın yeni trendi ise; SEO. Yani arama motoru optimizasyonu uzmanlığı. Arama motorları, site sıralamalarını belirlerken kendi yapılarına göre çeşitli algoritmalar kullanırlar. Bu algoritmalar, onlarca kriter değerlendirilerek oluşturulur ve yazılı değildir, kuralları yoktur. Özgün içerik, doğru anahtar kelime kullanma, uygun site başlığı ve site açıklaması SEO’nun temel adımlarıdır, ancak yeterli değildir. Arama motorları, bir sitenin trafiğinin arttığını, ziyaretçi sayısının düzenli artışından ve site hakkında yapılan bilgilendirme paylaşımlarından anlarlar. Ancak bunların “doğal” yollardan olması gereklidir. Aksi takdirde siteniz bloklanabilir ve arama motorlarında görülmez.

Cumhuriyetimizin 100. yılı

 Türkiye Cumhuriyeti'nin 100. yılı kutlu olsun.  "Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır."  Mustafa Kemal Atatürk 

Neden yazmıyorum

Yaklaşık 10 yıl önce başladığım blog yazarlığına uzun bir süredir ara verdiğimi okuyucularım fark etmiştir. Çeşitli vesilelerle soran dostlarım oldu.  Neden yazmıyorsun? Yazmayı, gördüklerimi, anladıklarımı, dert edindiklerimi dile getirmeyi ne çok sevdiğimi bilirsiniz.  Herkesin taraf olduğu bir ortamda ne yazabilirim, kime ne diyebilirim ki? Kutuplaşmış, ak ile karanın bu kadar net şekilde belirlendiği yerde adil bir şeyden bahsetmek kimi ilgilendir ki? Ya onlardansın ya bizdensin. Bizden değilsen sözünün ne önemi var ki? Ya da sırf bizimkilere yazmanın da pek bir önemi yok değil mi?  Evet uzun zamandır yazmıyorum. Bu gidiş devam ettiği sürece de yazmayı düşünmüyorum.  Buraya kadar mı?  Hayır...  Tabii ki de buraya kadar değil, karanlık yerini güneşe bıraktığında yine yazmaya devam edeceğiz.  Hele bir sis kalsın, memleketin üzerine yine aydınlık GÜNEŞ doğsun... Yine görüşeceğiz.  Şimdilik sağlıcakla kalın.   Cevdet Aykan Demir

Başbakan; blog yazarına dava açtı

Barış Ünver kimdir? 22 yaşında bir üniversite öğrencisi ve kendi inandıklarını, yaşadıklarını yazan genç bir blog yazarı. Kendisi ile ilgili detaylı bilgiyi zaten blogunda bulabilirsiniz.  Gelelim asıl mevzuya; İçerigi  yayından kaldırıldıgı için yayınlıyamıyorum. Fakat konusu; Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın meydanlarda söylediği “CHP, MHP, BDP ruh üçüzü oldu” sözlerine atıfta bulunan Ünver, Abdullah Öcalan’ın devlet ile olan temasının da değerlendirildiği yazıda Erdoğan ile aynı kelimeler kullanılarak, “Erdoğan da Öcalan ile ruh ikizi oldu” dedi.