Ana içeriğe atla

Gündem MHP


Memlekette gündem Milliyetçi Hareket Partisi;

Parti yöneticisi ve Millet vekili adaylarının internette yayınlanan görüntüleri konuşuluyor.  Gündemi takip eden herkesin bildigi şeyleri yazmaya gerek duymuyorum. Bilmeyenler ise internette arayıp kolayca ulaşabilirler. Çünkü ilgili devlet kurumları tarafından hiç bir engel uygulanmıyor.

Sözde ülkücü olduklarını söyleyen ve yayınlar yapan grup kimdir, amacı nedir, nerden beslenir? Bu sorulara malesef devletimiz cevap verememektedir.  Teknolojinin bu kadar geliştigi bir dönemde tespit edilememesi yada edilmek istenmemesi asıl düşünülmesi gereken konudur.




Günler öncesinde twitter'da elinde ki belgeleri yayınlayacagını söyleyen hesap hakkında Mhp tarafından suç duyurusunda bulunulmuş ancak görüntü olmadıgı için suç duyurusu kabul edilmedigini Devlet Bahçeli tarafından dün akşam CNNTURK televizyonunda ögrenmiştik.  Bu gün ise sabah 9 sularında o hesaptan görüntülere ait sitenin baglantısı yayınlanmıştır. Üzerinden 6 saat geçtigi halde site yayın yapmaya devam ediyor. Sanırım bu görüntüler de suç sayılmıyor. 6 saat sonra Tib tarafından inceleme başlatıldıgı söyleniyor. Devlet Bahçelini'n de dedigi gibi bu saatten sonra kaldırmalarına gerek yok. İsteyen dizi izler gibi izlesin ve tatmin olsun.

Yapılan yayından sonra; Osman Çakır, Mehmet Ekici, Cihan Paçacı, Ümit Şafak, Mehmet Taytak, Deniz Bölükbaşı görevlerinden ve milletvekilligi adaylıgından istifa ettiler

Kimdir bu yayını yapanlar;

Bunun ülkücü camia içinden Mhp yönetimini tasfiye etmeye çalışan kişiler oldugunu  söyleniyor. Diyelim ki öyle olsun. Bu görüntüler ne zaman çekildi. 3,5 günlük bir olay olmadıgı besbelli. Planlı, projeli , profosyenelce yapıldıgı apaçık. Genel seçimler için milletvekilligi adayları Ysk'ya bildirilmiş, degişiklik yapılma şansı kalmamış bir zamanda yayınlamaya başladınız. Daha önce aklınız nerdeydi?  Genel seçim tarihi belliydi. Neden 1 sene evvel açıklamadınız? Yeni bir yönetim için zaman ve fırsat şansı vermediniz? Şimdi çıkmış istifa istiyorsunuz?  Bu durumda peki önümüzde ki dönemde TBMM'de bir tane bile ülkücü olamayacagını bilmiyormusunuz?  Ha derseniz ki başka partilerde de ülkücü var. Şahsi menfaati ve koltugu için partisini, davasını satanlara siz ülkücü mü diyorsunuz? Sizin ülkücülügünüz böyle bir şey mi yoksa?

Geçiniz bunları geçiniz !!! Hiç bir ülkücü ve aklı selim insan bunları yemez.

Bu bir oyundur. Senaristi, yönetmeni, oyuncuları ve hedefi bellidir.

Senaryoya göre; 2011 genel seçimlerinden sonra TBMM'de MHP'nin olmaması gerekmektedir. İki partili bir döneme girilmek isteniyor. İktidar partisine göre;  nasılsa kendileri 1.parti olacak ve yine hükümeti kuracaklardır. Ancak; yeni bir anayasa ve başkanlık sistemine geçiş için gerekli olan milletvekili sayısına ulaşmak gerekiyor. Meclise girmesi kesin gözüyle bakılan bagımsız adaylar ile birlikte bu sayıya ulaşılacaktır. Bunun için engel olacak tek parti Mhp'dir. Olası Mhp'nin baraj altı kalması yada yeterli sayıda vekil çıkarması halinde istedikleri gibi at oynatma şansı bulacaklar.

Yine söylenen cemaatler, İsrail, Amerika, Avrupa vs. senaryolar beni açıkcası ilgilendirmiyor. Nerden bakarsan bak bunun ucu iktidara dokunuyor.

Bu bir ithamdır.

Aksini söylemek ise devletin dolayısıyla hükümetin görevidir. İstihbaratı, Emniyeti,  Hukuk'u yöneten kendileridir. Bu illegal işleri yapanları bulup kamuoyuna açıklamaları ve ceza-i hükmü varsa uygulamaları gerekmektedir.  Bu devletin görevidir. Eger ki bu işleri yapanları biliyor ve siyasi rant için saklıyorlarsa bu ahlaksızlıktır. Eger yapanları bulamıyorlarsa bu makamlarda ne işleri var.  Derhal istifa etmelidirler.

Milletimizin devlet'e olan inancı zayıflıyor, güven kalmıyor. Koskoca devlet bu kadar aciz olamaz. Yoksa devleti yönetenler mi aciz?

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin bu olaylardan sonra seçim çalışmaları için devam ettigi ve kendisininde istifa etmesi gibi gelen sorular üzerine söyledigi "Anlaşılıyor ki devlet yokmuş, iyi ki milletim var, milletime gidiyorum" demesi benim için tarihe yazılacak bir sözdür. Bu kararını sonuna kadar destekliyorum. Biliyorum yönetimde yalnız kaldın, yılmak yok, dayanmalısın.
Bu oyunu gören ve anlayan milletin var. Son sözü millet söylecektir. Bu milletin bir evladı olarak da verecegim oy'un rengi belli olmuştur.

Prf. Ümit Özdag, Oktay Vural, Saffet Sancaklı gibi tanınmış adayların, parti çalışanı ve üyelerinin her zamankinden fazla çalışmaları ve halka ulaşmaları gerekli.

Gün ola harman ola !!!


"Devlet baba nerdesin,
 Ozan Arif neylesin,
 Babalık vasfın kesin,
 Ölüyor yalan degil."











Bu blogdaki popüler yayınlar

Çağla Şikel'in canlı yayında memesi gözüktü

Çağla Şikel'in canlı yayın kazası... Ali Şan - Çağla Şikel Show tv'de hafta içi her sabah canlı yayınlanan, " herşey dahil " programının sunucuları  Alişan ve Çağla Şikel canlı yayında dans ederken eski manken, oyuncu ve sunucu Çağla Şikel'in elbisesinin askısı düştü. Çağla Şikel sutyen  giymemesi nedeniyle zor durumda kaldı. Çağla Şikel'in elbise askısı düşmesi nedeniyle yaşadığı şok anını hemen toplardı ve yayına devam ettiler.

Teğmenlerimize

Mezuniyet töreninde; "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" diyerek kılıç çatıp and içtikleri için birilerinin talimatıyla ve siyasi bir kararla ordudan atılan kahraman Teğmenlerimiz Anıtkabir'i ziyaret etti  Ben kahraman teğmenlerimizin Mustafa Kemal'in askeri olduğuna şahitlik ederim ama onları ordudan atanların kimin askeri olduğu hakkında bir fikrim yok. Yürekleri varsa açıklarsalar biz de öğrenebiliriz. 5 teğmen, resmen "Mustafa Kemal Atatürk'ün askerleriyiz" dediği için TSK'dan ihraç edilmiş. İşte gerekçeli kararın o bölümü şöyle...  

Ahmet Şık'ın kitabının taslağı internette.. Dokunan yanar

ahmet şık Gazeteci Ahmet Şık'ın tasarı halinde iken yayın yasağı getirilen kitabı 'imamın ordusu' adlı kitabının internette "dokunan yanar" ismiyle yayınlamasının ardından savcılık inceleme başlattı. Bu vesile ile sosyal medya kullanıcılarının paylaşımlarına dikkat etmeleri gerekli.

Doğu Avrupa'nın En Büyük Dijital Pazarlama Konferansı İstanbul'da.

SEOzone’15, Dijital Dünyanın SEO Trendlerini Belirmek İçin 3. Kez Toplanıyor... Çağımızın mucize kelimesi; değişim… Etrafımızdaki her şey hızla değişiyor, bugün yeni olan, ertesi gün eski oluyor. Değişime ayak uyduramayan firmalar ise yok oluyor… Dijital dünyanın yeni trendi ise; SEO. Yani arama motoru optimizasyonu uzmanlığı. Arama motorları, site sıralamalarını belirlerken kendi yapılarına göre çeşitli algoritmalar kullanırlar. Bu algoritmalar, onlarca kriter değerlendirilerek oluşturulur ve yazılı değildir, kuralları yoktur. Özgün içerik, doğru anahtar kelime kullanma, uygun site başlığı ve site açıklaması SEO’nun temel adımlarıdır, ancak yeterli değildir. Arama motorları, bir sitenin trafiğinin arttığını, ziyaretçi sayısının düzenli artışından ve site hakkında yapılan bilgilendirme paylaşımlarından anlarlar. Ancak bunların “doğal” yollardan olması gereklidir. Aksi takdirde siteniz bloklanabilir ve arama motorlarında görülmez.

Cumhuriyetimizin 100. yılı

 Türkiye Cumhuriyeti'nin 100. yılı kutlu olsun.  "Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır."  Mustafa Kemal Atatürk 

Neden yazmıyorum

Yaklaşık 10 yıl önce başladığım blog yazarlığına uzun bir süredir ara verdiğimi okuyucularım fark etmiştir. Çeşitli vesilelerle soran dostlarım oldu.  Neden yazmıyorsun? Yazmayı, gördüklerimi, anladıklarımı, dert edindiklerimi dile getirmeyi ne çok sevdiğimi bilirsiniz.  Herkesin taraf olduğu bir ortamda ne yazabilirim, kime ne diyebilirim ki? Kutuplaşmış, ak ile karanın bu kadar net şekilde belirlendiği yerde adil bir şeyden bahsetmek kimi ilgilendir ki? Ya onlardansın ya bizdensin. Bizden değilsen sözünün ne önemi var ki? Ya da sırf bizimkilere yazmanın da pek bir önemi yok değil mi?  Evet uzun zamandır yazmıyorum. Bu gidiş devam ettiği sürece de yazmayı düşünmüyorum.  Buraya kadar mı?  Hayır...  Tabii ki de buraya kadar değil, karanlık yerini güneşe bıraktığında yine yazmaya devam edeceğiz.  Hele bir sis kalsın, memleketin üzerine yine aydınlık GÜNEŞ doğsun... Yine görüşeceğiz.  Şimdilik sağlıcakla kalın.   Cevdet Aykan Demir

Başbakan; blog yazarına dava açtı

Barış Ünver kimdir? 22 yaşında bir üniversite öğrencisi ve kendi inandıklarını, yaşadıklarını yazan genç bir blog yazarı. Kendisi ile ilgili detaylı bilgiyi zaten blogunda bulabilirsiniz.  Gelelim asıl mevzuya; İçerigi  yayından kaldırıldıgı için yayınlıyamıyorum. Fakat konusu; Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın meydanlarda söylediği “CHP, MHP, BDP ruh üçüzü oldu” sözlerine atıfta bulunan Ünver, Abdullah Öcalan’ın devlet ile olan temasının da değerlendirildiği yazıda Erdoğan ile aynı kelimeler kullanılarak, “Erdoğan da Öcalan ile ruh ikizi oldu” dedi.