Ana içeriğe atla

Üzülmez'i üzmeyin


Beni bilen bilir, bir yerde futbol söz konusu ise önce Trabzonspor vardır. Onun sevinci ve üzüntüsü benim yüregimdedir.

Bazı insanlar vardır, taraflı tarafsız tüm gönüllerde taht kurar. Meslegine olan aşkı, hırsı, mücadelesi, formasına olan baglılıgı, insanlıgı ile. İbrahim Üzülmez'de bunlardan biridir.

Kendisini her zaman takdir eden iyi bir futbolsever olarak dün meydana gelen olaylar açıkcası canımı çok sıktı.Haftasonu Ankaragücü- Beşiktaş maçı sırasında ve devre arasında yaşanan olaylar nedeniyle, Teknik direktör Schuster'in takımda görmek istemiyorum raporu ile, Beşiktaş yönetiminin kaptanı'nın sözleşmesini tek taraflı olarak fesh ettigini ögrendim. Ve açıkcası şok oldum.

Begenirsiniz yada begenmezsiniz ama İbrahim Üzülmez bu takımın en çok çalışan, terinin son damlasına kadar akıtan ve bu takımın yıllardır kaptanlıgını layıkıyla yapan adamıdır. Her sezon başında hep sol kanada transfer yaptınız, ama tüm hocalar formayı ona verdi. Neden mi? Adam işini iyi yapıyordu. Profosyonelce yedek de kalsa, sahaya kaptan da çıksa sadece ve sadece işini yapıyordu. Sonu böylemi olmalıydı !!! Bunun adı resmen kovulmadır.



Hani vefa nerde?

Beşiktaş yönetiminin bir an önce bu hatadan vazgeçmesini umud ediyorum. Aklı selim insanlar bu işe bir dur demeli. Yönetim; madem ki  tüm ipleri hocanın eline verdi. Günahı da sevabı da onlara aittir. Hocanız oynatmayabilir, kadrosunda görmek isteyebilir eyvallah.. Ama bu şekilde olmaz, olamaz, olmamalı... Başka bir yol mutlaka bulunmalı, kadro dışı bırakılabilir, A2 takımına gönderilebilir. Çözüm bir şekilde bulunur. Yeter ki istensin.

Sayın Schuster'de bu kafayla kaybetmeye mahkum. Kazanmayı düşünmüyor. Dün Fatih Tekke, bugün İbrahim Üzülmez. yarın kim merak ediyorum. Tabi Beşiktaş'ta para çok nasılsa sezon sonu 6 transfer daha yapılır. Almak belki en kolay olanı. Önemli olan  elindekileri oynatacaksın. Kaybedince de suçu başkasında aramayacaksın. Biraz düşün,, sadece biraz. Futbol bilgine, şöhretine lafım olamaz ama bu yol yol degil. Kimler geldi bu memlekete, kimler gitti unutmamalı.

Kaybetmek inan çok kolay, önemli olan kazanmaktır. Uzaga gitmeye gerek yok. Cumartesi günü Sivas-Trabzonspor maçında Burak Yılmaz ile Engin Baytar maç içinde resmen kavga ettiler. Şenol Hoca yapması gerekeni yaptı ve o adamlarla konuşup onları kazandı ve o Burak kaybedilen bir maçı nasıl kazandırdı hepimiz gördük. Ve bu adamlar yarın belki takımı şampiyon yapacaklar.

Bugün saat 15.00 da İbrahim Üzülmez'in basın toplantısında ki açıklamaları izleyelim ve görelim.

Sayın Demirören;

Lüfren bu işe bir el koyun ve Üzülmez'i üzmeyin..





Bu blogdaki popüler yayınlar

Çağla Şikel'in canlı yayında memesi gözüktü

Çağla Şikel'in canlı yayın kazası... Ali Şan - Çağla Şikel Show tv'de hafta içi her sabah canlı yayınlanan, " herşey dahil " programının sunucuları  Alişan ve Çağla Şikel canlı yayında dans ederken eski manken, oyuncu ve sunucu Çağla Şikel'in elbisesinin askısı düştü. Çağla Şikel sutyen  giymemesi nedeniyle zor durumda kaldı. Çağla Şikel'in elbise askısı düşmesi nedeniyle yaşadığı şok anını hemen toplardı ve yayına devam ettiler.

Teğmenlerimize

Mezuniyet töreninde; "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" diyerek kılıç çatıp and içtikleri için birilerinin talimatıyla ve siyasi bir kararla ordudan atılan kahraman Teğmenlerimiz Anıtkabir'i ziyaret etti  Ben kahraman teğmenlerimizin Mustafa Kemal'in askeri olduğuna şahitlik ederim ama onları ordudan atanların kimin askeri olduğu hakkında bir fikrim yok. Yürekleri varsa açıklarsalar biz de öğrenebiliriz. 5 teğmen, resmen "Mustafa Kemal Atatürk'ün askerleriyiz" dediği için TSK'dan ihraç edilmiş. İşte gerekçeli kararın o bölümü şöyle...  

Ahmet Şık'ın kitabının taslağı internette.. Dokunan yanar

ahmet şık Gazeteci Ahmet Şık'ın tasarı halinde iken yayın yasağı getirilen kitabı 'imamın ordusu' adlı kitabının internette "dokunan yanar" ismiyle yayınlamasının ardından savcılık inceleme başlattı. Bu vesile ile sosyal medya kullanıcılarının paylaşımlarına dikkat etmeleri gerekli.

Doğu Avrupa'nın En Büyük Dijital Pazarlama Konferansı İstanbul'da.

SEOzone’15, Dijital Dünyanın SEO Trendlerini Belirmek İçin 3. Kez Toplanıyor... Çağımızın mucize kelimesi; değişim… Etrafımızdaki her şey hızla değişiyor, bugün yeni olan, ertesi gün eski oluyor. Değişime ayak uyduramayan firmalar ise yok oluyor… Dijital dünyanın yeni trendi ise; SEO. Yani arama motoru optimizasyonu uzmanlığı. Arama motorları, site sıralamalarını belirlerken kendi yapılarına göre çeşitli algoritmalar kullanırlar. Bu algoritmalar, onlarca kriter değerlendirilerek oluşturulur ve yazılı değildir, kuralları yoktur. Özgün içerik, doğru anahtar kelime kullanma, uygun site başlığı ve site açıklaması SEO’nun temel adımlarıdır, ancak yeterli değildir. Arama motorları, bir sitenin trafiğinin arttığını, ziyaretçi sayısının düzenli artışından ve site hakkında yapılan bilgilendirme paylaşımlarından anlarlar. Ancak bunların “doğal” yollardan olması gereklidir. Aksi takdirde siteniz bloklanabilir ve arama motorlarında görülmez.

Cumhuriyetimizin 100. yılı

 Türkiye Cumhuriyeti'nin 100. yılı kutlu olsun.  "Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır."  Mustafa Kemal Atatürk 

Neden yazmıyorum

Yaklaşık 10 yıl önce başladığım blog yazarlığına uzun bir süredir ara verdiğimi okuyucularım fark etmiştir. Çeşitli vesilelerle soran dostlarım oldu.  Neden yazmıyorsun? Yazmayı, gördüklerimi, anladıklarımı, dert edindiklerimi dile getirmeyi ne çok sevdiğimi bilirsiniz.  Herkesin taraf olduğu bir ortamda ne yazabilirim, kime ne diyebilirim ki? Kutuplaşmış, ak ile karanın bu kadar net şekilde belirlendiği yerde adil bir şeyden bahsetmek kimi ilgilendir ki? Ya onlardansın ya bizdensin. Bizden değilsen sözünün ne önemi var ki? Ya da sırf bizimkilere yazmanın da pek bir önemi yok değil mi?  Evet uzun zamandır yazmıyorum. Bu gidiş devam ettiği sürece de yazmayı düşünmüyorum.  Buraya kadar mı?  Hayır...  Tabii ki de buraya kadar değil, karanlık yerini güneşe bıraktığında yine yazmaya devam edeceğiz.  Hele bir sis kalsın, memleketin üzerine yine aydınlık GÜNEŞ doğsun... Yine görüşeceğiz.  Şimdilik sağlıcakla kalın.   Cevdet Aykan Demir

Başbakan; blog yazarına dava açtı

Barış Ünver kimdir? 22 yaşında bir üniversite öğrencisi ve kendi inandıklarını, yaşadıklarını yazan genç bir blog yazarı. Kendisi ile ilgili detaylı bilgiyi zaten blogunda bulabilirsiniz.  Gelelim asıl mevzuya; İçerigi  yayından kaldırıldıgı için yayınlıyamıyorum. Fakat konusu; Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın meydanlarda söylediği “CHP, MHP, BDP ruh üçüzü oldu” sözlerine atıfta bulunan Ünver, Abdullah Öcalan’ın devlet ile olan temasının da değerlendirildiği yazıda Erdoğan ile aynı kelimeler kullanılarak, “Erdoğan da Öcalan ile ruh ikizi oldu” dedi.