Ana içeriğe atla

Devrin üç silahşörü


Mehmet Metiner, Rasim Ozan Kütahyalı, Ahmet Tezcan

Son yılların en domakrat, herşeyi bilen mükemmel insanlarını 'devhizmet' olarak sunuyorum sizlere;

Ne zaman tv açsam karşımda hep onlar, kanal kanal gezip aynı şeyleri ezberletildigi üzere bagıra bagıra seslendiren üç silahşör.

Sizleri görmeden geçirecegim bir günü hayal bile edemiyorum.

Mehmet Metiner
Star gezetesi yazarı;
Herşeyi bilen, he konuda sözü olan, agzından demokrasi kelimesini düşürmeyen türünün en başlarından. Her gün mutlaka bir kanalda izliyoruz.
ekşi sözlükteki bilgiler
her renge bürünmüş, göz yoran bir ebruli.İlerleyen yıllarda hangi renklere bürünecek meraktayım.
Başbakan'ın danışmanı özelligi de unutulmamalı.

Rasim Ozan Kütahyalı
Taraf gazetesi yazarı;
Dönemin en hızlı, en güçlü sözcüsü. Tsk ve Ergonokan kelimelerini agzına sakız yapmış, sıkıştıgında ciyak ciyak bagıran, ne edip edip bir şekilde konuyu Tsk'ya getirip herkesi susturacagını zanneden ve şerefsiz kelimesini en çok kullanan yeni yazar. Bu heyecanın sonu nereye varır açıkcası bende bilmiyorum. En önemli özelligi ise; bir konuda tebrik ediyorum deyip başladıgı söze ama diye devam edip söylemek istedigi nefreti ve kini kusar.
Televizyonda olmadıgı bir günü sanırım yoktur. Kendisinden Defne Joy'un ölümü hakkında da görüş bekliyoruz ama işin ucunda patronları oldugu için hiç degişmeyen gündemine alır  mı bilmiyorum.

Ahmet Tezcan

Habertürk tv'de Can Ataklı ile olan tartışmalarından tanıyorum.

Hakkında fazla yazacak bir şeyim yok. Bu akşam twitter'de ki yazısı nedeniyle kendisini 3.silahşör ilan ettim. Diger ikisinden de bir farkı oldugunu sanmıyorum.


Başbakan'ın basın danısmanı olma özelligini de belirtmeden gecemiyecegim.





Evet;
Devir herşeyi bilen bu üç gazeteci arkadaşların devri, onlara göre sonsuz bana göre ise meçhul devir.
İktidarın yani şuan güçlü olanın borazanlıgını fütursuzca savunan
bu arkadaşlar gün olur devran döndügünde ne diyecekler merak ediyorum. Bugün bangır bangır söyledikleri kelimeleri yarın söyleyebilecekler mi yoksa o günün koşullarınamı göre konuşacaklar emin degilim. Şuan dogru diye savundukları şeyleri umarım o günlerde de savunurlar,

Güçlü olanı savunmak kolay tabiki. İktidarın kanalları onlara agzına kadar açık. Onlarda sanırım kolayı seçtiler.Şimdiye kadar iktidar hakkında kendilerinden olumsuz birşey duymadım.

Bu durumda iki şey ortaya çıkıyor, ya iktidar herşeyi mükemmel yapıyor yada sizler gözlügün tek tarafıyla bakıyorsunuz. İlki ise işiniz çok güzel yapıyorsunuz. Takdire şayan. Eger ikinci durum geçerli ise agzınızdan düşürmediginiz demokrasi sadece bir argüman. Gerektiginde inilen, gerektiginde binilen bir araç.

Bu şekilde olan sadece bu üç kişi ile sınırlı degil, benzerleri çok daha fazla, Benim gözümde öne çıkan şanslı insanlar diyelim.

Gün ola harman ola beyler;


Bu blogdaki popüler yayınlar

Çağla Şikel'in canlı yayında memesi gözüktü

Çağla Şikel'in canlı yayın kazası... Ali Şan - Çağla Şikel Show tv'de hafta içi her sabah canlı yayınlanan, " herşey dahil " programının sunucuları  Alişan ve Çağla Şikel canlı yayında dans ederken eski manken, oyuncu ve sunucu Çağla Şikel'in elbisesinin askısı düştü. Çağla Şikel sutyen  giymemesi nedeniyle zor durumda kaldı. Çağla Şikel'in elbise askısı düşmesi nedeniyle yaşadığı şok anını hemen toplardı ve yayına devam ettiler.

Teğmenlerimize

Mezuniyet töreninde; "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" diyerek kılıç çatıp and içtikleri için birilerinin talimatıyla ve siyasi bir kararla ordudan atılan kahraman Teğmenlerimiz Anıtkabir'i ziyaret etti  Ben kahraman teğmenlerimizin Mustafa Kemal'in askeri olduğuna şahitlik ederim ama onları ordudan atanların kimin askeri olduğu hakkında bir fikrim yok. Yürekleri varsa açıklarsalar biz de öğrenebiliriz. 5 teğmen, resmen "Mustafa Kemal Atatürk'ün askerleriyiz" dediği için TSK'dan ihraç edilmiş. İşte gerekçeli kararın o bölümü şöyle...  

Ahmet Şık'ın kitabının taslağı internette.. Dokunan yanar

ahmet şık Gazeteci Ahmet Şık'ın tasarı halinde iken yayın yasağı getirilen kitabı 'imamın ordusu' adlı kitabının internette "dokunan yanar" ismiyle yayınlamasının ardından savcılık inceleme başlattı. Bu vesile ile sosyal medya kullanıcılarının paylaşımlarına dikkat etmeleri gerekli.

Doğu Avrupa'nın En Büyük Dijital Pazarlama Konferansı İstanbul'da.

SEOzone’15, Dijital Dünyanın SEO Trendlerini Belirmek İçin 3. Kez Toplanıyor... Çağımızın mucize kelimesi; değişim… Etrafımızdaki her şey hızla değişiyor, bugün yeni olan, ertesi gün eski oluyor. Değişime ayak uyduramayan firmalar ise yok oluyor… Dijital dünyanın yeni trendi ise; SEO. Yani arama motoru optimizasyonu uzmanlığı. Arama motorları, site sıralamalarını belirlerken kendi yapılarına göre çeşitli algoritmalar kullanırlar. Bu algoritmalar, onlarca kriter değerlendirilerek oluşturulur ve yazılı değildir, kuralları yoktur. Özgün içerik, doğru anahtar kelime kullanma, uygun site başlığı ve site açıklaması SEO’nun temel adımlarıdır, ancak yeterli değildir. Arama motorları, bir sitenin trafiğinin arttığını, ziyaretçi sayısının düzenli artışından ve site hakkında yapılan bilgilendirme paylaşımlarından anlarlar. Ancak bunların “doğal” yollardan olması gereklidir. Aksi takdirde siteniz bloklanabilir ve arama motorlarında görülmez.

Cumhuriyetimizin 100. yılı

 Türkiye Cumhuriyeti'nin 100. yılı kutlu olsun.  "Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır."  Mustafa Kemal Atatürk 

Neden yazmıyorum

Yaklaşık 10 yıl önce başladığım blog yazarlığına uzun bir süredir ara verdiğimi okuyucularım fark etmiştir. Çeşitli vesilelerle soran dostlarım oldu.  Neden yazmıyorsun? Yazmayı, gördüklerimi, anladıklarımı, dert edindiklerimi dile getirmeyi ne çok sevdiğimi bilirsiniz.  Herkesin taraf olduğu bir ortamda ne yazabilirim, kime ne diyebilirim ki? Kutuplaşmış, ak ile karanın bu kadar net şekilde belirlendiği yerde adil bir şeyden bahsetmek kimi ilgilendir ki? Ya onlardansın ya bizdensin. Bizden değilsen sözünün ne önemi var ki? Ya da sırf bizimkilere yazmanın da pek bir önemi yok değil mi?  Evet uzun zamandır yazmıyorum. Bu gidiş devam ettiği sürece de yazmayı düşünmüyorum.  Buraya kadar mı?  Hayır...  Tabii ki de buraya kadar değil, karanlık yerini güneşe bıraktığında yine yazmaya devam edeceğiz.  Hele bir sis kalsın, memleketin üzerine yine aydınlık GÜNEŞ doğsun... Yine görüşeceğiz.  Şimdilik sağlıcakla kalın.   Cevdet Aykan Demir

Başbakan; blog yazarına dava açtı

Barış Ünver kimdir? 22 yaşında bir üniversite öğrencisi ve kendi inandıklarını, yaşadıklarını yazan genç bir blog yazarı. Kendisi ile ilgili detaylı bilgiyi zaten blogunda bulabilirsiniz.  Gelelim asıl mevzuya; İçerigi  yayından kaldırıldıgı için yayınlıyamıyorum. Fakat konusu; Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın meydanlarda söylediği “CHP, MHP, BDP ruh üçüzü oldu” sözlerine atıfta bulunan Ünver, Abdullah Öcalan’ın devlet ile olan temasının da değerlendirildiği yazıda Erdoğan ile aynı kelimeler kullanılarak, “Erdoğan da Öcalan ile ruh ikizi oldu” dedi.