Ana içeriğe atla

Türkiye'de kağıt poşet'i ilk kim yaptı ?

hediyelik karton çanta
Türkiye'nin ilk  kağıt poşet ile tanışmasını ve günümüzdeki durumu;

Çocukluğumuzda bakkallarda, manavlarda ürünlerin ambalajında  genelde gazete kağıtlarından keseler veya ip'lerden yapılmış file  poşetler kullanılırdı.

Plastik teknolojisinin gelişimi ile nerdeyse tüm ambalajlar plastige dönüştü. Plastigin doğaya ve insan saglıgına etkileri nedeniyle dünyanın bir çok gelişmiş ülkesi yasal kararlarla plastik ambalaj yerine dogaya dönüşümlü kagıt veya tesktil ürünü ambalaj kullanımına geçmiş bulunmakta.

Tamamen tesadüfler sonucunda 1994 yılında  kagıt poşet sektörünün ilklerinden olan bir firmada ilk işime başlamamla, sektöründe kalbi olan TOPKAPI 2.matbaacılar sitesinde kagıt poşetle tanışma hikayem başladı.  O gün bu gündür ekmegimizi bu işten yiyoruz.



Mesleğimin tarihini bilmek için yaptığım araştırmalar sonucunda;

90'lı yılların başlarında Türkiye'de ilk poşet imalatı Yıldo Ambalaj trafından yapılmıştır. Bu isim evet hepimizin tanıdıgı sanatçı Yıldo'dur. Buda ülkemizde ki ofset baskı sisteminin yaygınlaşması ile meydana gelen bir süreçtir. İlk müşteriler ise ülkemizde faaliyet gösteren yabancı kökenli genelde giyim magazalarıdır. İlk pazarlama hedefi ise bu markalar ve buna benzer tanınmış yerli firmalardır.

Yıldo
Tabi ki o günlerde tek renk baskılı ofset baskı makinalarında üretilen poşetler 'reklam' için mükemmel bir fırsattı.  İlerleyen yıllarda baskı sisteminde ki gelişmeler, degişik selefon çeşitleri, lak, yaldız, gofre gibi teknik detaylarda ki ilerlemeler artık dünyanın sayılı poşet imalatı yapan ülkeler arasında olmamızı sagladı. Ülkemizde ofset baskı teknigiyle üretilen poşetler halen el işçiligi ile yapılmakta dünyada ise kısmen makinalaşmaya geçilmiştir.

Flekso baskılı tam otomatik makinalarda üretilmeye başlayan kagıt poşetler ise genellikle kese kağıdı türü beyaz kraft kağıttan üretilen fanteziden uzak belirli kapasitede üretilip genellikle fast fod mağazalarının   ihtiyacını karşılamaktadır.  Kağıt poşet üretimin de İtalya, Çin ve G.Kore'den sonra en çok poşet üretilen ülke konumundayız.


Günümüzde tekstil, ayakkabı, aksesuar satan mağazaların yanısıra fuar, açılış gibi günlerde tüm firmalar artık kağıt poşet kullanıyor. Kagit poşetlere halk arasında karton çanta veya ip saplı karton torba da deniliyor.

En kısa zamanda, ülkemiz  plastik poşet yerine 'doğa dostu'  kagit poşet kullanımına tamamen geçer ve gelecek nesillere buldugumuz dünya'yı bırakırız.

Kağıt poşet imalatı hakkında bilgi kagit poşet fiyatları hakkında bilgi almak ve sipariş vermek için http://www.kagitposetcim.net/  web sitesini ziyaret edebilir  detaylı bilgi alabilirsiniz.


Doğaya saygı;

Respect to nature

Bu blogdaki popüler yayınlar

Çağla Şikel'in canlı yayında memesi gözüktü

Çağla Şikel'in canlı yayın kazası... Ali Şan - Çağla Şikel Show tv'de hafta içi her sabah canlı yayınlanan, " herşey dahil " programının sunucuları  Alişan ve Çağla Şikel canlı yayında dans ederken eski manken, oyuncu ve sunucu Çağla Şikel'in elbisesinin askısı düştü. Çağla Şikel sutyen  giymemesi nedeniyle zor durumda kaldı. Çağla Şikel'in elbise askısı düşmesi nedeniyle yaşadığı şok anını hemen toplardı ve yayına devam ettiler.

Teğmenlerimize

Mezuniyet töreninde; "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" diyerek kılıç çatıp and içtikleri için birilerinin talimatıyla ve siyasi bir kararla ordudan atılan kahraman Teğmenlerimiz Anıtkabir'i ziyaret etti  Ben kahraman teğmenlerimizin Mustafa Kemal'in askeri olduğuna şahitlik ederim ama onları ordudan atanların kimin askeri olduğu hakkında bir fikrim yok. Yürekleri varsa açıklarsalar biz de öğrenebiliriz. 5 teğmen, resmen "Mustafa Kemal Atatürk'ün askerleriyiz" dediği için TSK'dan ihraç edilmiş. İşte gerekçeli kararın o bölümü şöyle...  

Ahmet Şık'ın kitabının taslağı internette.. Dokunan yanar

ahmet şık Gazeteci Ahmet Şık'ın tasarı halinde iken yayın yasağı getirilen kitabı 'imamın ordusu' adlı kitabının internette "dokunan yanar" ismiyle yayınlamasının ardından savcılık inceleme başlattı. Bu vesile ile sosyal medya kullanıcılarının paylaşımlarına dikkat etmeleri gerekli.

Doğu Avrupa'nın En Büyük Dijital Pazarlama Konferansı İstanbul'da.

SEOzone’15, Dijital Dünyanın SEO Trendlerini Belirmek İçin 3. Kez Toplanıyor... Çağımızın mucize kelimesi; değişim… Etrafımızdaki her şey hızla değişiyor, bugün yeni olan, ertesi gün eski oluyor. Değişime ayak uyduramayan firmalar ise yok oluyor… Dijital dünyanın yeni trendi ise; SEO. Yani arama motoru optimizasyonu uzmanlığı. Arama motorları, site sıralamalarını belirlerken kendi yapılarına göre çeşitli algoritmalar kullanırlar. Bu algoritmalar, onlarca kriter değerlendirilerek oluşturulur ve yazılı değildir, kuralları yoktur. Özgün içerik, doğru anahtar kelime kullanma, uygun site başlığı ve site açıklaması SEO’nun temel adımlarıdır, ancak yeterli değildir. Arama motorları, bir sitenin trafiğinin arttığını, ziyaretçi sayısının düzenli artışından ve site hakkında yapılan bilgilendirme paylaşımlarından anlarlar. Ancak bunların “doğal” yollardan olması gereklidir. Aksi takdirde siteniz bloklanabilir ve arama motorlarında görülmez.

Cumhuriyetimizin 100. yılı

 Türkiye Cumhuriyeti'nin 100. yılı kutlu olsun.  "Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır."  Mustafa Kemal Atatürk 

Neden yazmıyorum

Yaklaşık 10 yıl önce başladığım blog yazarlığına uzun bir süredir ara verdiğimi okuyucularım fark etmiştir. Çeşitli vesilelerle soran dostlarım oldu.  Neden yazmıyorsun? Yazmayı, gördüklerimi, anladıklarımı, dert edindiklerimi dile getirmeyi ne çok sevdiğimi bilirsiniz.  Herkesin taraf olduğu bir ortamda ne yazabilirim, kime ne diyebilirim ki? Kutuplaşmış, ak ile karanın bu kadar net şekilde belirlendiği yerde adil bir şeyden bahsetmek kimi ilgilendir ki? Ya onlardansın ya bizdensin. Bizden değilsen sözünün ne önemi var ki? Ya da sırf bizimkilere yazmanın da pek bir önemi yok değil mi?  Evet uzun zamandır yazmıyorum. Bu gidiş devam ettiği sürece de yazmayı düşünmüyorum.  Buraya kadar mı?  Hayır...  Tabii ki de buraya kadar değil, karanlık yerini güneşe bıraktığında yine yazmaya devam edeceğiz.  Hele bir sis kalsın, memleketin üzerine yine aydınlık GÜNEŞ doğsun... Yine görüşeceğiz.  Şimdilik sağlıcakla kalın.   Cevdet Aykan Demir

Başbakan; blog yazarına dava açtı

Barış Ünver kimdir? 22 yaşında bir üniversite öğrencisi ve kendi inandıklarını, yaşadıklarını yazan genç bir blog yazarı. Kendisi ile ilgili detaylı bilgiyi zaten blogunda bulabilirsiniz.  Gelelim asıl mevzuya; İçerigi  yayından kaldırıldıgı için yayınlıyamıyorum. Fakat konusu; Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın meydanlarda söylediği “CHP, MHP, BDP ruh üçüzü oldu” sözlerine atıfta bulunan Ünver, Abdullah Öcalan’ın devlet ile olan temasının da değerlendirildiği yazıda Erdoğan ile aynı kelimeler kullanılarak, “Erdoğan da Öcalan ile ruh ikizi oldu” dedi.