Ana içeriğe atla

Sosyal Medya ne kadar "SOSYAL" ?

Öncelikle çuvaldızı kendimize sonra igneyi başkasına batırmak niyeti ile sözlerime başlamak istiyorum. Her ne kadar uzmanı olmasamda ucundan köşesinden olayın içindeyim.

Türkiye'deki sosyal medya olgusu ne zaman, nasıl başladı tam bir fikrim yok.. Sosyal medya nedir ? Neler yapar ? yeni girenler için sıkça sorulan bir sorudur. Kimsede bunu açık açık söylemez. En azından bana söylemediler. Ki bu konuda önde olan insanların çogunu şahsen tanıyor, çogunuda yazılarından takip ediyorum. Kullanıcıların Frendfeed, Twitter ve Facebook üzerindeki paylaşımlardan edindigim kanıya göre;

1. Firmaların, kurumların, sanatçıların tanıtımları için ülkemiz de hergün yaygınlaşan internet kullanıcılarına ulaşmak için mükemmel bir ortam oldugu gözlemlemekteyim. Bu yönden hergün daha çok yaygınlaştıgı ve daha çok kullanıcıya ulaşması ise sevindirici bir durum. İnternet ortamında tanıştıgım insanların giderek gerek görsel, gerekse yazılı medyada sık sık söz alması sosyal medyanın yakın zamanda en etkin medya aracları arasında olacagından hiç şüphem yok.



2.Sosyal medyada neyi ne kadar paylaşıyor. Buda işin bir başka boyutu. İnsanlar gerçek yaşamlarında paylaşamadıgı şeyleri internet üzerinden bazen gerçek kimlik bazende nick kullanarak rahat rahat kendilerini ifaede edebiliyor. Siyaseti,eglencesi,yaşanan anlık paylaşımları ile bambaşka bir dünya..

3.Kimi zaman eglence, kimi zaman iş, kimi zamanda spor amaçlı toplantıların bir çoguna katıldım. İzlenimlerim ve öğrendiklerim paha biçilmez güzellikte.Bundan sonrada bu tür etkinliklere imkanlar ve davetler ölçüsünde katılmaya devam edecegim.

Gelelim işin sosyal paylaşım diye asıl belirtmek istedigim mevzuuya;

Tabiki birde hayatın gerçekleri var.. Hayat her zaman gülmeyi, mutlulugu getirmiyor. Hergün birçok şeyi paylaştıgımız arkadaşlarımızın ve bizimde acı olaylarımız yaşanıyor. Yine izlenimlerim ölçüsünde şunu açık açık söyleyebilirim ki iş, eglence kısmında ki katılımımız bu konuda yeterli degil. Bir çok örnegini yaşamış biri olarak buda beni üzüyor.

Yaşadıgım bir çok olaydan sadece birisini sunmak istiyorum.Ve olayın içinde olan herkesin şapkasını önüne almasını istiyorum. Bu yazıyı yazarken paylaşacagım arkadaşımızında ihtiyacına belki faydamız olur.


Frendfeed ve twitter'de 3 gündür http://ff.im/qPFXs gündemde. Ömer Şehap arkadaşımızın dayısı İstanbul Florence Nightingale Hastanesinde organ nakli ameliyatı olacak. Salı sabahı operasyon olacagı duyurulup ve 60-70 ünite kan'a ihtiyacı oldugu gerek Ömer Şehap gerekse diger arkadaşlarımız tarafından defalarca paylaşıldı. Ve yüzlerce kişi tarafından begeni ve yorumlarla herkese ulaştırıldı. .Aktif kullanıcıların görmemesi mümkün degil, ki bu kullanıcıların çogunlugu İstanbul da ikamet ediyor. Saglıgı elveren yüzlerce kişi tarafından görülmesine ragmen ameliyatın yapılacagı saatte sadece 1 ünite kan bagısında bulunuldu..

Doktorlar tarafından amelıyat çarsamba sabahına alındı. Yani hala vaktimiz var. İstanbul da yaşayan arkaşlar Frendfeeddeki konudan detaylı bilgi alıp kan bagışında bulunabilirler.

Şimdi; bu olayı nasıl yorumlayacagız bilmiyorum.Neresinden bakarsan bak olumsuz...

Sosyal medyanın bu son paragrafda belirttigim kısmı için; önde gelenlerinin ve kanaat önderi olması sebebiyle bir el atması en büyük umudum ve dilegimdir.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Çağla Şikel'in canlı yayında memesi gözüktü

Çağla Şikel'in canlı yayın kazası... Ali Şan - Çağla Şikel Show tv'de hafta içi her sabah canlı yayınlanan, " herşey dahil " programının sunucuları  Alişan ve Çağla Şikel canlı yayında dans ederken eski manken, oyuncu ve sunucu Çağla Şikel'in elbisesinin askısı düştü. Çağla Şikel sutyen  giymemesi nedeniyle zor durumda kaldı. Çağla Şikel'in elbise askısı düşmesi nedeniyle yaşadığı şok anını hemen toplardı ve yayına devam ettiler.

Teğmenlerimize

Mezuniyet töreninde; "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" diyerek kılıç çatıp and içtikleri için birilerinin talimatıyla ve siyasi bir kararla ordudan atılan kahraman Teğmenlerimiz Anıtkabir'i ziyaret etti  Ben kahraman teğmenlerimizin Mustafa Kemal'in askeri olduğuna şahitlik ederim ama onları ordudan atanların kimin askeri olduğu hakkında bir fikrim yok. Yürekleri varsa açıklarsalar biz de öğrenebiliriz. 5 teğmen, resmen "Mustafa Kemal Atatürk'ün askerleriyiz" dediği için TSK'dan ihraç edilmiş. İşte gerekçeli kararın o bölümü şöyle...  

Ahmet Şık'ın kitabının taslağı internette.. Dokunan yanar

ahmet şık Gazeteci Ahmet Şık'ın tasarı halinde iken yayın yasağı getirilen kitabı 'imamın ordusu' adlı kitabının internette "dokunan yanar" ismiyle yayınlamasının ardından savcılık inceleme başlattı. Bu vesile ile sosyal medya kullanıcılarının paylaşımlarına dikkat etmeleri gerekli.

Doğu Avrupa'nın En Büyük Dijital Pazarlama Konferansı İstanbul'da.

SEOzone’15, Dijital Dünyanın SEO Trendlerini Belirmek İçin 3. Kez Toplanıyor... Çağımızın mucize kelimesi; değişim… Etrafımızdaki her şey hızla değişiyor, bugün yeni olan, ertesi gün eski oluyor. Değişime ayak uyduramayan firmalar ise yok oluyor… Dijital dünyanın yeni trendi ise; SEO. Yani arama motoru optimizasyonu uzmanlığı. Arama motorları, site sıralamalarını belirlerken kendi yapılarına göre çeşitli algoritmalar kullanırlar. Bu algoritmalar, onlarca kriter değerlendirilerek oluşturulur ve yazılı değildir, kuralları yoktur. Özgün içerik, doğru anahtar kelime kullanma, uygun site başlığı ve site açıklaması SEO’nun temel adımlarıdır, ancak yeterli değildir. Arama motorları, bir sitenin trafiğinin arttığını, ziyaretçi sayısının düzenli artışından ve site hakkında yapılan bilgilendirme paylaşımlarından anlarlar. Ancak bunların “doğal” yollardan olması gereklidir. Aksi takdirde siteniz bloklanabilir ve arama motorlarında görülmez.

Cumhuriyetimizin 100. yılı

 Türkiye Cumhuriyeti'nin 100. yılı kutlu olsun.  "Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır."  Mustafa Kemal Atatürk 

Neden yazmıyorum

Yaklaşık 10 yıl önce başladığım blog yazarlığına uzun bir süredir ara verdiğimi okuyucularım fark etmiştir. Çeşitli vesilelerle soran dostlarım oldu.  Neden yazmıyorsun? Yazmayı, gördüklerimi, anladıklarımı, dert edindiklerimi dile getirmeyi ne çok sevdiğimi bilirsiniz.  Herkesin taraf olduğu bir ortamda ne yazabilirim, kime ne diyebilirim ki? Kutuplaşmış, ak ile karanın bu kadar net şekilde belirlendiği yerde adil bir şeyden bahsetmek kimi ilgilendir ki? Ya onlardansın ya bizdensin. Bizden değilsen sözünün ne önemi var ki? Ya da sırf bizimkilere yazmanın da pek bir önemi yok değil mi?  Evet uzun zamandır yazmıyorum. Bu gidiş devam ettiği sürece de yazmayı düşünmüyorum.  Buraya kadar mı?  Hayır...  Tabii ki de buraya kadar değil, karanlık yerini güneşe bıraktığında yine yazmaya devam edeceğiz.  Hele bir sis kalsın, memleketin üzerine yine aydınlık GÜNEŞ doğsun... Yine görüşeceğiz.  Şimdilik sağlıcakla kalın.   Cevdet Aykan Demir

Başbakan; blog yazarına dava açtı

Barış Ünver kimdir? 22 yaşında bir üniversite öğrencisi ve kendi inandıklarını, yaşadıklarını yazan genç bir blog yazarı. Kendisi ile ilgili detaylı bilgiyi zaten blogunda bulabilirsiniz.  Gelelim asıl mevzuya; İçerigi  yayından kaldırıldıgı için yayınlıyamıyorum. Fakat konusu; Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın meydanlarda söylediği “CHP, MHP, BDP ruh üçüzü oldu” sözlerine atıfta bulunan Ünver, Abdullah Öcalan’ın devlet ile olan temasının da değerlendirildiği yazıda Erdoğan ile aynı kelimeler kullanılarak, “Erdoğan da Öcalan ile ruh ikizi oldu” dedi.