Ana içeriğe atla

Çoçukluğumun bayramları...(Erbaa-Hacıbükü köyü)

Habıbuku köyu - Erbaa - Tokat
Bu yazımda; günümüzün ve büyükşehir bayramlarından farklı şekilde yaşanılan memleketim Tokat Erbaa ilçesi Hacıbükü köyü'n de yaşadıgım bayramlardan bahsetmek istedim.

Büyükşehirler de bayramlar her ne kadar 3-4 gün olsa da bizim oralar da bayram genelde 1 gün'dür. Özellikle yaz günlerin de bağ, bahce,tarla işlerinin yogun olması nedeniyle sadece 1.gün bayram'dır.

Arefe günü; özellikle çocuklara mutlaka yeni elbise ve ayakkabılar alınır ve köy mezarlıgın da vefat eden yakınlar için dua edilir.



Bayram sabahı yaşlı, genç,çoçuk demeden ilk olarak camii'ye gidilir.Kılınan bayram namazının ardından yaş kıdemine göre sıraya geçilir ve teker teker tokalaşıp bayramlaşılır. Erkekler camii de iken ev hanımları da boş durmaz köyün geleneksel yemeklerini bir yarış edasında hazırlarlar. Namazdan gelen erkekler eşlerinin hazırladıgı yemekleri köy meydanın da imece ile toplayarak, neşe için de hep beraber sabah kalhvaltısını yaparlar. Burada usül olarak sabah kahvaltısı'nı aşagı mahalle öglen yemegini de aynı şekilde yukarı mahalle hazırlar. Tabi bu olay erkekler ve çocuklar için geçerli.

Kahvaltıdan sonra herkes evine gider, köyün büyükleri evler de bekler, gencler ise ev ziyaretlerine başlar. Tabi burada küs kavgalı aileler bile ayırt edilmeden sıra ile tüm haneler ziyaret etmne koşulu var. Yani ben bu aileyle samimi degilim yada küsüz atlayayım olayı yoktur. Bu da bayramın en büyük özelligi tabi. Ziyarete gelenlere şeker, çay ve ev tatlıları ikramın da iser sınır yoktur.:)

120 haneli bir köyün ziyareti öglene kadar biter.Ardından gençlerin asıl bayramı başlar. Kendi eğlencelerinin peşinde koşmaya başlarlar. Kız, erkek karışık salıncaklar kurulur, şarkılar türküler söylenir akşam edilirdi. Bu zamanlar da bir çok evliligin de temelleri atılımaktadır. Tabi futbolun büyüsü Agabeyim sayesin de tüm köyü sardıktan sonra civar köyler olan Çakır, Ocakbaşı,Endikpınar gibi köylerle futbol maçı yapılması da sonrasının geleneksel olayı halini aldı.Tabi ilk zamanlar yaşım küçük diye beni oynatmıyorlardı ama neyse :) Sonradan ise ben; o beni oynatmayanları takıma almadım o da işin başka boyutu.:)

Bayramın ikinci günü eger iş yogunlugu yoksa komşu köylere genelde eşleri başka yerlerden olanlar ailelerini ziyaret ederler.

Ve Ramazan Bayramı bu şekil de eda edilmiş olur. Şuan aklıma gelenler bu kadar, arada atladıklarım mutlaka vardır, Affola;

Sizin bayramınız nasıl bilmem ama bizim köyde böyle :)

Son dört yıldır malesef köyümün bayramlarından uzak kaldıgım için; İstanbul da bu yazıyla birlikte biraz nostalji ve bayramı yaşamak istedim.



Güncelleme...
...........................

03. 08. 2014 Tokat ili Erbaa ilçesi Hacıbükü köyüne ait yeni fotoğraflar... 

Kaynak... Ekrem Demir 


Hacıbuku köyu - ERBAA

Hacıbuku köyu resimleri


30.08.2014 Tokat ili Erbaa ilçesi Hacıbükü köyüne ait yeni fotoğraflar...   Kaynak. Ahmet Erdönmez facebook sayfası


Erbaa Hacıbuku  köyu

Hacıbuku köyu resimleri - Erbaa - Tokat

Erbaa - Tokat

Asma yaprağına yuva yapan kuş

Uzum yaprağı 



Bu blogdaki popüler yayınlar

Çağla Şikel'in canlı yayında memesi gözüktü

Çağla Şikel'in canlı yayın kazası... Ali Şan - Çağla Şikel Show tv'de hafta içi her sabah canlı yayınlanan, " herşey dahil " programının sunucuları  Alişan ve Çağla Şikel canlı yayında dans ederken eski manken, oyuncu ve sunucu Çağla Şikel'in elbisesinin askısı düştü. Çağla Şikel sutyen  giymemesi nedeniyle zor durumda kaldı. Çağla Şikel'in elbise askısı düşmesi nedeniyle yaşadığı şok anını hemen toplardı ve yayına devam ettiler.

Teğmenlerimize

Mezuniyet töreninde; "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" diyerek kılıç çatıp and içtikleri için birilerinin talimatıyla ve siyasi bir kararla ordudan atılan kahraman Teğmenlerimiz Anıtkabir'i ziyaret etti  Ben kahraman teğmenlerimizin Mustafa Kemal'in askeri olduğuna şahitlik ederim ama onları ordudan atanların kimin askeri olduğu hakkında bir fikrim yok. Yürekleri varsa açıklarsalar biz de öğrenebiliriz. 5 teğmen, resmen "Mustafa Kemal Atatürk'ün askerleriyiz" dediği için TSK'dan ihraç edilmiş. İşte gerekçeli kararın o bölümü şöyle...  

Ahmet Şık'ın kitabının taslağı internette.. Dokunan yanar

ahmet şık Gazeteci Ahmet Şık'ın tasarı halinde iken yayın yasağı getirilen kitabı 'imamın ordusu' adlı kitabının internette "dokunan yanar" ismiyle yayınlamasının ardından savcılık inceleme başlattı. Bu vesile ile sosyal medya kullanıcılarının paylaşımlarına dikkat etmeleri gerekli.

Doğu Avrupa'nın En Büyük Dijital Pazarlama Konferansı İstanbul'da.

SEOzone’15, Dijital Dünyanın SEO Trendlerini Belirmek İçin 3. Kez Toplanıyor... Çağımızın mucize kelimesi; değişim… Etrafımızdaki her şey hızla değişiyor, bugün yeni olan, ertesi gün eski oluyor. Değişime ayak uyduramayan firmalar ise yok oluyor… Dijital dünyanın yeni trendi ise; SEO. Yani arama motoru optimizasyonu uzmanlığı. Arama motorları, site sıralamalarını belirlerken kendi yapılarına göre çeşitli algoritmalar kullanırlar. Bu algoritmalar, onlarca kriter değerlendirilerek oluşturulur ve yazılı değildir, kuralları yoktur. Özgün içerik, doğru anahtar kelime kullanma, uygun site başlığı ve site açıklaması SEO’nun temel adımlarıdır, ancak yeterli değildir. Arama motorları, bir sitenin trafiğinin arttığını, ziyaretçi sayısının düzenli artışından ve site hakkında yapılan bilgilendirme paylaşımlarından anlarlar. Ancak bunların “doğal” yollardan olması gereklidir. Aksi takdirde siteniz bloklanabilir ve arama motorlarında görülmez.

Cumhuriyetimizin 100. yılı

 Türkiye Cumhuriyeti'nin 100. yılı kutlu olsun.  "Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır."  Mustafa Kemal Atatürk 

Neden yazmıyorum

Yaklaşık 10 yıl önce başladığım blog yazarlığına uzun bir süredir ara verdiğimi okuyucularım fark etmiştir. Çeşitli vesilelerle soran dostlarım oldu.  Neden yazmıyorsun? Yazmayı, gördüklerimi, anladıklarımı, dert edindiklerimi dile getirmeyi ne çok sevdiğimi bilirsiniz.  Herkesin taraf olduğu bir ortamda ne yazabilirim, kime ne diyebilirim ki? Kutuplaşmış, ak ile karanın bu kadar net şekilde belirlendiği yerde adil bir şeyden bahsetmek kimi ilgilendir ki? Ya onlardansın ya bizdensin. Bizden değilsen sözünün ne önemi var ki? Ya da sırf bizimkilere yazmanın da pek bir önemi yok değil mi?  Evet uzun zamandır yazmıyorum. Bu gidiş devam ettiği sürece de yazmayı düşünmüyorum.  Buraya kadar mı?  Hayır...  Tabii ki de buraya kadar değil, karanlık yerini güneşe bıraktığında yine yazmaya devam edeceğiz.  Hele bir sis kalsın, memleketin üzerine yine aydınlık GÜNEŞ doğsun... Yine görüşeceğiz.  Şimdilik sağlıcakla kalın.   Cevdet Aykan Demir

Başbakan; blog yazarına dava açtı

Barış Ünver kimdir? 22 yaşında bir üniversite öğrencisi ve kendi inandıklarını, yaşadıklarını yazan genç bir blog yazarı. Kendisi ile ilgili detaylı bilgiyi zaten blogunda bulabilirsiniz.  Gelelim asıl mevzuya; İçerigi  yayından kaldırıldıgı için yayınlıyamıyorum. Fakat konusu; Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın meydanlarda söylediği “CHP, MHP, BDP ruh üçüzü oldu” sözlerine atıfta bulunan Ünver, Abdullah Öcalan’ın devlet ile olan temasının da değerlendirildiği yazıda Erdoğan ile aynı kelimeler kullanılarak, “Erdoğan da Öcalan ile ruh ikizi oldu” dedi.