Ana içeriğe atla

8.KUPA MÜZEDE Tebrikler karadeniz kaplanları

2010 şampiyonu Trabzonspor
Şanlıurfa Gap Arena Stadı’nda oynanan 48. Türkiye Kupası final mücadelesinde Trabzonspor Fenerbahçe’yi 3-1 yenerek 8.defa kupayı müzesine götürdü.

Süper ligin ikinci yarısına başlarken akıllı bir degişiklik yapıp Tecrübelı hoca Senol GUNEŞ'i göreve getiren bordo mavililer ne kadar yerinde bir karar verdiklerini gösterdi. A Milli takımımız la Dünya 3.lügü getiren Senol Hoca'nın kupa adamı oldugu birkez daha ispatlandı. Bunu da daha önceki yazımda GÜNEŞİ GÖRDÜM demiştim. Dolayısla bende yanılmamışım.:)

Maçın oynanacagı Şehir seçiminde ise Federasyon tarafından çok güzel bir karar verilmiş. Şanlıurfa gerçekten mükemmel bir evsahipligi yaptı.Her iki takıma misafirperverliklerini gösterdiler. Yıllardır özledıkleri büyük takım oyuncularını görmek onlar için mutluluk verici idi.Özellikle Trabzonspor yönetimi,teknik heyeti ve futbolcular'la bol bol resim çekinme imkanı buldular. Harika bir stad'da centilmence takımlarını destekleyerek bundan sonra bölgede yapılacak bu tür organizasyonların önünü açtılar.

Maç'a çok hızlı başlayan Trabzonpor  ilkyarı üstün performans sergilemelerine ragmen bir türlü gol'ü bulamadılar. İkinci yarının başında Alex'in attıgı gol bir anda Trabzonsporlu taraftarlara soguk duş etkisi yaptı. Ancak sahada mücadele veren Trabzonspor futbolcuların pes etmeye hic niyetleri yoktu ve beklenen gol kupanın gol kralı   Umut BULUT'tan geldi.. Ve maç başladıgı ana döndü. İşte bu arada oyunda Colman farkı ortaya çıktı. Orta sahayı dinamo gibi yöneten Arjantinli yıldız Burak YILMAZ'a öyle bir pas attıki Burak' a sadece dokunmak kalıyordu ama bu topa dokunamayınca Trabzon bir golden oldu.

Belli ki Arjantnli bu kupayı çok istiyordu. Aldı, verdi, çalım attı, şut attı, futbol adına herseyi sergiliyordu sahada. Engin BAYTAR'a öyle bir pas çıkardı ki Engin mukemmel hareketlerle topu filelerle buluşturdu.  Fenerbahçe beraberlik yakalayıp maçı uzatmaya götürmeyi düşünürken Gustava COLMAN tekrar sahneye çıktı ve kupanın adını koydu. Hakem Cüneyt Çakır golün ardından başlama vuruşu yapmadan maçı bitirdi ve son düdügü çaldı.

Maçın adamı Engin BAYTAR seçilsede Trabzonspor takım halinde hepsi birer yıldızdı. Umut,Egemen,Alanzinho,Selcuk,Colman ve digerleri..

Bana ve milyonlarca bordo mavili yürege bu mutlulugu yaşatan "KAPLAN"lar  sizleri alnınızdan öpüyorum. Aldıgınız her kuruş helal olsun..

Bu kupayla Avrupa ligine katılmaya hak kazanan takımıma Avrupa arenasında başarılar dilerim. Yolunuz açık olsun.
Müthiş heyacanı benle paylaşan studentSN,friendfeed,facebook,twitter,thefunclub,trabzonbook gibi sosyal aglardaki tüm arkadaslarıma güzel paylaşımlar için tesekkur ederim.

Gap arena - Trabzonspor - Fenerbahçe final maçı

Bu blogdaki popüler yayınlar

Çağla Şikel'in canlı yayında memesi gözüktü

Çağla Şikel'in canlı yayın kazası... Ali Şan - Çağla Şikel Show tv'de hafta içi her sabah canlı yayınlanan, " herşey dahil " programının sunucuları  Alişan ve Çağla Şikel canlı yayında dans ederken eski manken, oyuncu ve sunucu Çağla Şikel'in elbisesinin askısı düştü. Çağla Şikel sutyen  giymemesi nedeniyle zor durumda kaldı. Çağla Şikel'in elbise askısı düşmesi nedeniyle yaşadığı şok anını hemen toplardı ve yayına devam ettiler.

Teğmenlerimize

Mezuniyet töreninde; "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" diyerek kılıç çatıp and içtikleri için birilerinin talimatıyla ve siyasi bir kararla ordudan atılan kahraman Teğmenlerimiz Anıtkabir'i ziyaret etti  Ben kahraman teğmenlerimizin Mustafa Kemal'in askeri olduğuna şahitlik ederim ama onları ordudan atanların kimin askeri olduğu hakkında bir fikrim yok. Yürekleri varsa açıklarsalar biz de öğrenebiliriz. 5 teğmen, resmen "Mustafa Kemal Atatürk'ün askerleriyiz" dediği için TSK'dan ihraç edilmiş. İşte gerekçeli kararın o bölümü şöyle...  

Ahmet Şık'ın kitabının taslağı internette.. Dokunan yanar

ahmet şık Gazeteci Ahmet Şık'ın tasarı halinde iken yayın yasağı getirilen kitabı 'imamın ordusu' adlı kitabının internette "dokunan yanar" ismiyle yayınlamasının ardından savcılık inceleme başlattı. Bu vesile ile sosyal medya kullanıcılarının paylaşımlarına dikkat etmeleri gerekli.

Doğu Avrupa'nın En Büyük Dijital Pazarlama Konferansı İstanbul'da.

SEOzone’15, Dijital Dünyanın SEO Trendlerini Belirmek İçin 3. Kez Toplanıyor... Çağımızın mucize kelimesi; değişim… Etrafımızdaki her şey hızla değişiyor, bugün yeni olan, ertesi gün eski oluyor. Değişime ayak uyduramayan firmalar ise yok oluyor… Dijital dünyanın yeni trendi ise; SEO. Yani arama motoru optimizasyonu uzmanlığı. Arama motorları, site sıralamalarını belirlerken kendi yapılarına göre çeşitli algoritmalar kullanırlar. Bu algoritmalar, onlarca kriter değerlendirilerek oluşturulur ve yazılı değildir, kuralları yoktur. Özgün içerik, doğru anahtar kelime kullanma, uygun site başlığı ve site açıklaması SEO’nun temel adımlarıdır, ancak yeterli değildir. Arama motorları, bir sitenin trafiğinin arttığını, ziyaretçi sayısının düzenli artışından ve site hakkında yapılan bilgilendirme paylaşımlarından anlarlar. Ancak bunların “doğal” yollardan olması gereklidir. Aksi takdirde siteniz bloklanabilir ve arama motorlarında görülmez.

Cumhuriyetimizin 100. yılı

 Türkiye Cumhuriyeti'nin 100. yılı kutlu olsun.  "Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır."  Mustafa Kemal Atatürk 

Neden yazmıyorum

Yaklaşık 10 yıl önce başladığım blog yazarlığına uzun bir süredir ara verdiğimi okuyucularım fark etmiştir. Çeşitli vesilelerle soran dostlarım oldu.  Neden yazmıyorsun? Yazmayı, gördüklerimi, anladıklarımı, dert edindiklerimi dile getirmeyi ne çok sevdiğimi bilirsiniz.  Herkesin taraf olduğu bir ortamda ne yazabilirim, kime ne diyebilirim ki? Kutuplaşmış, ak ile karanın bu kadar net şekilde belirlendiği yerde adil bir şeyden bahsetmek kimi ilgilendir ki? Ya onlardansın ya bizdensin. Bizden değilsen sözünün ne önemi var ki? Ya da sırf bizimkilere yazmanın da pek bir önemi yok değil mi?  Evet uzun zamandır yazmıyorum. Bu gidiş devam ettiği sürece de yazmayı düşünmüyorum.  Buraya kadar mı?  Hayır...  Tabii ki de buraya kadar değil, karanlık yerini güneşe bıraktığında yine yazmaya devam edeceğiz.  Hele bir sis kalsın, memleketin üzerine yine aydınlık GÜNEŞ doğsun... Yine görüşeceğiz.  Şimdilik sağlıcakla kalın.   Cevdet Aykan Demir

Başbakan; blog yazarına dava açtı

Barış Ünver kimdir? 22 yaşında bir üniversite öğrencisi ve kendi inandıklarını, yaşadıklarını yazan genç bir blog yazarı. Kendisi ile ilgili detaylı bilgiyi zaten blogunda bulabilirsiniz.  Gelelim asıl mevzuya; İçerigi  yayından kaldırıldıgı için yayınlıyamıyorum. Fakat konusu; Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın meydanlarda söylediği “CHP, MHP, BDP ruh üçüzü oldu” sözlerine atıfta bulunan Ünver, Abdullah Öcalan’ın devlet ile olan temasının da değerlendirildiği yazıda Erdoğan ile aynı kelimeler kullanılarak, “Erdoğan da Öcalan ile ruh ikizi oldu” dedi.